Anadolu Aşiretler Federasyonu Başkanı Armağan: "Kur'ân-I Kerîm'e ve Mukaddes Değerlerimize Yönelik Hakaretleri Şiddetle Kınıyoruz"
Anadolu Aşiretler Federasyonu, son günlerde bir gösteri sırasında komedyen Deniz Göktaş tarafından kutsal değerlere yönelik sarf edilen ifadelere çok sert tepki gösterdi.
Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Anadolu Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Ferhat Armağan, ifade özgürlüğünün inançları aşağılamanın bir aracı olamayacağını vurguladı.
Anadolu Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Ferhat Armağan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye'de 60 ilde temsilciliği olan 300'den fazla aşiretleri bünyesinde barındıran ve içinde yüzlerce kanaat önderleri alimler ve akademisyenlerin ve yüze yakın Stk'ların bulunduğu Anadolu Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Ferhat Armağan önemli açıklamalarda bulundu
Son günlerde bir gösteri sırasında komedyen Deniz Göktaş tarafından Kur'ân-ı Kerîm'e ve milletimizin mukaddes değerlerine yönelik sarf edilen saygısız ifadeleri derin bir üzüntüyle karşılıyor ve en güçlü şekilde kınıyoruz.
İfade özgürlüğü; insanların inançlarını aşağılamanın, kutsallarını alaya almanın ve toplumun manevî değerlerini hedef almanın aracı değildir.
Gerçek sanat, mizah ve düşünce; insanı incitmeyen, toplumu kutuplaştırmayan ve nefret üretmeyen bir zeminde yükselir. Milyonlarca insanın kutsal kabul ettiği değerlere hakaret etmek ise ne sanatla ne de mizahla açıklanabilir.
Kur'ân-ı Kerîm, on dört asırdır meydan okumasına rağmen benzeri ortaya konulamamış ilahî bir kelâmdır. Edebiyatın zirvede olduğu bir toplumda nazil olmuş, en büyük edipleri dahi aciz bırakmış; sadece lafzıyla değil, manasıyla, hükümleriyle, haber verdiği hakikatlerle ve insan fıtratına uygun prensipleriyle mucizeliğini asırlar boyunca muhafaza etmiştir. Başkan Armağan şöyle devam etti
Kur'ân yalnız Müslümanları değil, insaf sahibi birçok Batılı fikir adamını da hayran bırakmıştır. Avrupa'nın ilim ve hikmet ehlinin Kur'ân'ın getirdiği esasları inceledikçe onun beşer sözü olamayacağını teslim etmişlerdir. özellikle, hakikati arayan ilim adamları ve filozoflar Kur'ân'ın insanlığa kazandırdığı medeniyet anlayışını takdir etmişlerdir.
Nitekim tarih boyunca birçok Batılı araştırmacı ve düşünür de Kur'ân'ın insanlık tarihindeki etkisini inkâr edememiştir. Kur'ân; cehaletin hâkim olduğu bir toplumu ilim medeniyetine dönüştürmüş, kadınlara miras hakkı tanımış, köleliğin kaldırılması yönünde güçlü bir süreç başlatmış, yetim hakkını korumuş, faizi sınırlandırmış, adaleti üstün tutmuş, ırkçılığı reddetmiş ve insanların üstünlüğünü soyda değil takvada görmüştür.
Kur'ân'ın mesajı yalnız Müslümanlara değil, bütün insanlığa hitap etmektedir. O; merhameti, doğruluğu, emaneti, aileyi, kul hakkını, komşuluk hukukunu, yardımlaşmayı, ilmi, tefekkürü ve adaleti esas almıştır. Tarihte kurulan büyük İslam medeniyetlerinin temelinde de bu ilahî prensipler bulunmaktadır.
Bugün dünyanın ihtiyaç duyduğu şey; kutsallara hakaret eden sorumsuz söylemler değil, insan onurunu yücelten, farklı inançlara saygıyı esas alan, toplumsal huzuru güçlendiren bir dil ve ahlaktır.
Bizler inanıyoruz ki Kur'ân-ı Kerîm, insanların alaylarıyla eksilmez; bilakis her saldırı, onun daha çok okunmasına, daha çok araştırılmasına ve daha iyi anlaşılmasına vesile olur. Çünkü İslâmiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez. Gündüz gibidir; göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan, yalnız kendine gece yapar.
Toplumumuzun ortak vicdanını yaralayan bu tür söylemlerin tekrar etmemesini temenni ediyor; sanat, düşünce ve ifade alanında faaliyet gösteren herkesi inançlara ve kutsal değerlere saygılı davranmaya davet ediyoruz.”