☰
✕

Asırlık Çınar'ın bekçilerinden gurur verici kutlama; Cumhuriyet 100 yaşında

Mavi göğün altında yer gök kırmızıya boyandı. Kırklareli’nde elde bayrak diller marşlar ile Cumhuriyet’in 100’üncü yılı kutlamalar coşkulu geçti. Cumhuriyet’in bekçisi gençlerin flamalı geçişinde alışlar koptu, rüzgar bile esmedi durdu. 100 yılı geride bırakan Cumhuriyet için saygı duruşunda yapraklar bile kıpırdamadı deli rüzgar bile dindi. Kırklareli’nde Cumhuriyet’in 100’üncü yılı kutlamalarda renkli görüntüler objektiflere yansıdı.

29 Ekim Pazar Günü saat 10.00’da Kırklareli Valisi Birol Ekici, makamında tebrikleri kabul etti. 10.30’da Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda kutlama töreni gerçekleşti. Kırklareli protokolü ve halkın yoğun katılımı ile gerçekleşen törende Kırklareli Valisi Birol Ekici, halkı ve öğrencileri selamlayarak bayram kutlaması gerçekleştirdi. Şiirler okundu bayraklar dalgalandı. Flamaları göğe çeken gençler, uygun adım geçerken alkışlar şimşek gibi koptu meydanda yankılandı. Askeri araçların geçişinde rüzgar bayrakları değil bayraklar rüzgarı kovaladı. Yerde kortejler, konvoylar gökte helikopter sesi yankılandı alkışların arasında. Kırklareli’nde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, yerden göğe kapladı tüm alanı. Coşku alkışlardan başladı, gözlerde umuda sarıldı, bayraklardan kırmızı taştı yeri göğü boyadı.

“Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun”

Günün anlam ve önemini dile getiren konuşmayı yapan Kırklareli Valisi Birol Ekici, tüm konukların bayramını kutlayarak; “Bugün Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yılını hep birlikte kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun.

1918’de birinci dünya savaşı sona erdiğinde galip devletler Osmanlı imparatorluğu dahil mağlup ülkelere yenilginin kabulüne ilişkin çeşitli anlaşmalar dayatmışlardır. Osmanlı İmparatorluğuna dayatılan anlaşma Mondros Mütarekesi ve sonrasında Sevr anlaşmasıdır.

İşte Cumhuriyeti kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türk Milleti kendine kefen biçen Serv anlaşmasını kabul etmemiş Kurtuluş savaşını başlatmış, kazandığı bağımsızlık ve özgürlük savaşını taçlandırarak bundan tam yüz yıl önce Cumhuriyeti ilan etmiştir.

 

Bundan 100 yıl önce bugün Atatürk’ün 29 Ekim 1923 de ‘Türk Milletinin karakterine ve adetlerine en uygun yönetim biçimi, Cumhuriyet idaresidir’ diyerek ilan ettiği Cumhuriyet, Türk Ulusuna bırakılmış en büyük miras ve asla vazgeçilemez bir değerdir.


Cumhuriyet yönetim sistemlerinin en erdemlisidir. Halkın egemenliğine ve Demokrasiye dayanmaktadır. Cumhuriyet çağdaş uygarlık yolunda ilerlemek isteyen milletimizin seçimidir. Bu seçim sonucu bugün ülkemiz bölgesinde demokrasi, istikrar ve barışın en güçlü savunucusu ve koruyucusu olmuştur. Etrafı ateş çemberi ve komşu ülkelerde birçok savaş olmasına rağmen hatta 2. Dünya savaşına rağmen Türkiye barışı korumaya devam etmiştir. İşte tüm dünyanın gözleri önünde Filistin’de insanlar bir zulme ve insanlık dışı bir drama maruz kalmaktadır. Bu zulmü kınadığımı güçlü bir şekilde ifade ediyorum.  Cumhuriyetimizin kuruluşundan 100. Yılına kadar geçen sürede milletimiz ve devletimiz çok önemli gelişmeler elde etmiştir” sözlerini ifade etti.


Cumhuriyet’in her yıl daha da büyük bir değer olarak yoluna devam ettiğini ve ilelebet devam edeceğinin altını çizen Vali şu sözlerini dile getirdi;

“Nüfus ve Ekonomi: Cumhuriyet kurulduğu zaman 13 milyon olan nüfusumuz bugün 85 milyona dayanmıştır. Yoksullukla kavrulan Anadolu’da Kişi başı 45 dolar olan milli gelir 10 bin dolara çıkarılmıştır. Kurulduğu zaman sadece bir tarım ülkesi olan ve Osmanlıdan yoksunluktan başka bir mirası bulunmayan Genç Cumhuriyet İzmir İktisat Kongresini toplayarak aldığı kararlarla ekonomik bağımsızlığını elde etme ve sanayileşme yönünde kararlar almış, üretim ve milli gelirini hızla artırmıştır. Cumhuriyetin ilk şeker fabrikalarından biri olan Alpullu Şeker Fabrikasına sahip olan bir şehir olmamız bizi sanayileşmeye katkıda bulunan iller arasına katmaktadır.


Öyle ki genç Cumhuriyet Osmanlı Devletinden 4 önemli fabrika devralmıştır. Bugün 75 bin fabrika, 348 OSB, 32 milyon istihdamıyla Türkiye dünyanın en büyük 14. Sanayi ekonomisidir. Modern tarım sektöründe 57 milyar dolarlık üretim yapan ülkemiz dünyanın en büyük 10 tarım ekonomisine sahiptir. Turizmde de 50 milyon ziyaretçiye sahip olan ülkemiz dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarından biri olmuştur.

Eğitim: Cumhuriyet kurulduğu zaman 4894 ilkokul ve 336 bin öğrencimiz varken şimdi 70 binin üzerinde okul ve örgün eğitimde 19 milyonun üzerinde öğrencimiz bulunmaktadır. 81 ilimizde bulunan 208 üniversitede okuyan 7 milyon gencimiz vardır ve bu rakamlar Türkiye’nin çağdaş uygarlık seviyesine eriştiğine ilişkin rakamları göstermektedir.

Türkiye yüzyılında kalkınmanın en önemli alanının eğitimde olacağına inanıyorum. Yine 1923’teki öğretmen sayımız 10100 iken bugün 1 milyon 200 bin öğretmenimiz eğitim ordusunun bir neferi olarak çalışmaktadır. Hayalini kurduğumuz daha müreffeh Türkiye’yi eğitim kadrosunun değerli öğretmenleri inşa edecektir.

 

Sağlık: İmparatorluktan kalan aksak sağlık sistemi, sağlığın korunması ve tedavinin geliştirilmesi suretiyle modernleştirilmiş, bugün dünyada örnek alınan ve sağlık sistemine dönüştürülmüştür. Cumhuriyet kurulduğu zaman 344 doktoru olan ve 20 bin kişiye bir doktor düşen Türkiye’de bugün yaklaşık 1 milyon 350 bin sağlık çalışanıyla 450 kişiye bir doktor düşmektedir. Son 20 yılda yürütülen sağlıkta dönüşüm programı sayesinde pandemi döneminde kendi TÜRKOVAC aşısını üreten Türkiye, sağlık turizmiyle de tüm dünya vatandaşlarına modern sağlık hizmeti sunmaktadır. Yoksulluk içinde ilan edilen cumhuriyetin ilk yıllarında doğan vatandaşlarımızın ortalama yaşam beklentisi 35 iken bu süre bugün 78’dir.


Demokrasi: Demokrasinin gelişimi Cumhuriyetin de güçlenmesini sağlamıştır. 1930’lu yıllarda Atatürk zamanında denenen çok partili demokratik hayata geçiş çabaları 1946 yılı sonrasında başarılmıştır. Sonrasında demokrasiye kasteden hain darbe girişimi ve darbelerin gerçekleştiği ülkemizde en son yaşanan 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimini Türk Halkı önleyerek dünyaya demokrasiye ve Cumhuriyete nasıl sahip çıkılacağına ilişkin önemli bir ders vermiştir.  Terörü yok eden ve hatta kaynağını da kurutmaya çalışan ülkemiz, Bugün dünyanın en gelişmiş ve güçlü demokrasisine sahiptir.

Kırklareli: Cumhuriyetin kuruluşuyla 1924 yılında il olan Kırklareli, eğitimde öncü üniversitesi, tüm dünya ülkelerine ihracat yapan 3 adet organize sanayi bölgesi, güçlü ve büyük tarım ve hayvancılık işletmeleriyle Türkiye’nin milli geliri en yüksek illeri arasında yer almaktadır. Türkiye’nin kendi uydu fırlatma üssü İğneada da inşa edilmektedir. Türkiye’nin enerji üssü olan şehrimiz önümüzdeki dönemde rüzgar, güneş, doğalgaz ve nükleer enerjide alanlarında öncü şehirler arasında olacaktır. Daha bu ayın başında Başarılı eğitim kadrosu ve öğrencileriyle İzmir’de düzenlenen Teknofest’te ilimiz birincilik kazanmıştır.

Kıymetli Vatandaşlarım, yarını inşa edecek sevgili gençler

Cumhuriyet demek kalkınmadır. Cumhuriyet demek demokrasidir. Daha çok özgürlüktür. Halkın egemenliğine dayanan Cumhuriyetin kazanımları sayesinde güçlü ve huzurlu bir ülkede barış içinde yaşıyoruz. Bugün Dünyada ve Bölgesinde barışın teminatı olan güçlü bir ordumuz var. Dünya Beşten Büyüktür diyen bir cumhurbaşkanımız var. Mazlum ve muhtaç ülkelere en çok yardım yapan büyük bir ülkemiz var.

Sözlerime son verirken Cumhuriyeti kurarak bize armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle yad ediyorum. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında dünyada daha müreffeh, bilim ve sanatta daha öncü, güçlü, birinci yüzyılda olduğu gibi emperyalistlerin karşısında duran ve mazlum milletlere öncülük eden bir Türkiye temenni ediyor, Cumhuriyetin Nice yüz yıllarını Türk Milletinin huzur ve mutluluk içinde kutlamasını diliyorum.”