Bakan Yumaklı uyardı! Dünya SU krizinde!

Su Verimliliği Seferberliği Bilgilendirme Toplantısı'nda konuşma yapan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Dünya’da su sorunu yaşandığını ve bu sorunun Türkiye’de de görülebileceğinin altını çizdi.

Dünya’da bir çok insan suya erişim sağlamakta zorluk yaşarken sıcak havaların Dünya genelinde artması ile birlikte bu sorun küresel bir hal almaya başladı. Ülkemizde de geçtiğimiz yaz yaşanan su sorunu ile birlikte şehirler susuz kalma riski ile karşı karşıya gelmişti. Özellikle Yaz aylarında İstanbul’da bulunan içilebilir su oranı önemli ölçekte azalmış, İstanbul halkı su sorunu ile baş etmenin yöntemlerini aramaya başlamıştı. Neyse ki korkulan olmamış ve yağışlar ile birlikte içme suyu oranı yeniden yükselmişti. Ancak bu sorun ne kadar ertelenmiş gibi görünse de tehlike hala geçmiş değil.

“Kuraklık da deprem ve sel gibi bir afet niteliğinde”

Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleştirilen Su Verimliliği Seferberliği Bilgilendirme Toplantısı'na katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünyada bir çok insanın suya erişimde sorun yaşadığını belirterek şu cümleleri kullandı;

"BM tarafından geçtiğimiz 5 yılın, son 170 yıldaki en sıcak dönemi olduğu vurgulanıyor. Sibirya'da bile 38 dereceyi bulan sıcaklıkları görüyoruz. Artık tüm dünyada, kuraklık da deprem ve sel gibi bir afet niteliğinde.

Orman yangınları, taşkınlar, seller ve ekosistem kayıplarıyla iklim değişikliği etkilerini bütün şiddetiyle hissediyoruz. Ülkemizde son 10 yılda kurak yıllar yaşanırken, kuraklıkların şiddetleri ve süreleri de uzamaya başladı. Önümüzdeki 26 yıl içinde sıcaklıklarda artış; yağışlarda ve toplam kar örtüsünde azalış bekleniyor. Ekim ayında sona eren 2023 su yılında, yağışlar uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 6 düştü. En fazla azalma yüzde 25 ile Marmara Bölgesi'nde kaydedildi. Yağışlar, Hatay'da yüzde 55'e, Edirne ve Tekirdağ çevrelerinde yüzde 40'a varan azalmalar gösterdi."

“Ülkemiz su kıtlığı çeken ülkeler sınıfına girecek”

"Dikkatinizi çekmek isterim, kullandığımız değil, kullanabileceğimiz kişi başı azami miktardan bahsediyorum. Bu değer, uluslararası göstergelere göre ülkemizin su stresi altında olduğu anlamına geliyor. Bu gidişle, 2030 yılında, yani sadece 6 yıl sonra bu oran 1000 metreküp altına düşecek ve ülkemiz su kıtlığı çeken ülkeler sınıfına girecek. Yine 6 yıl sonra; nüfusumuzun yarısı; sulu tarım alanlarının ise yaklaşık yüzde 80'i su yetersizliği tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Kadim zenginlikleri barındıran eşsiz coğrafyamızda, bugüne kadar bilinenin aksine, artık su kaynaklarımız kısıtlı hale gelmiş durumda. 2030 yılına geldiğimizde, ülkemiz nüfusunun yüzde 10 artması, su kaynaklarının ise yüzde 20 azalması öngörülüyor.

Bu, hepimiz için tarihi bir sorumluluktur. Bugün bizde emanet olan yeşili ve maviyi çocuklarımıza ulaştırmak zorundayız."