Başkan Hersek"Tarım; Yanlızca Çiftçimizin Değil Tüm Toplumuzun Geleceğidir"
Kırklareli İyi Parti İl Başkanı Hilmi Hersek, tarım sektörünün toplumun geleceği için hayati önem taşıdığını vurgulayarak, çiftçilerin karşılaştığı zorluklar ve devlet desteğinin gerekliliğine dikkat çekti. Tarımın yalnızca ekonomik bir mesele değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade eden Hersekin, herkesin bu mücadeleye destek vermesi gerektiğini belirtti.
Başkan Hersek açıklamasında; “Tarım sektörü, dünya genelinde benzer zorluklarla karşılaşan ve sürekli evrim geçiren bir alandır. Geleneksel çiftçilerimiz yalnızca ekonomik baskılarla değil, aynı zamanda ideolojik engellerle de mücadele etmektedir. Bu zorlukların giderek arttığı bir gerçektir. Tarımsal faaliyetlerin karşılaştığı temel sorunlar, bazen yaşam tarzına yönelik tehditler oluştururken, bazen de emeğin karşılığının alınamaması gibi adaletsizliklerle kendini gösterir. Üstelik, her geçen yıl artan girdi maliyetleri ve düşen ürün fiyatları, çiftçilerimizi daha da zor bir duruma sokmaktadır.
Tarımsal üretim, ister bitkisel isterse hayvansal olsun, çok çeşitli ekonomik engellerle şekillenir. Tarım, doğrudan doğal risklere bağlıdır ve bu nedenle üreticilerimiz, hava koşulları, iklim değişiklikleri ve doğal afetler gibi dışsal faktörlerden etkilenmektedir. Ayrıca, tarımda yapılan yatırımların geri dönüş süreci uzun yıllar alır ve üreticinin emeği ancak zamanla somut bir karşılık bulabilir. Piyasalarda ise tarımsal ürünler, çoğunlukla üreticilerin kontrolü dışında gelişen dışsal faktörler nedeniyle değer kazanır veya kaybeder, bu da üreticilerin hak ettikleri kazancı elde etmelerini engeller.
Bu koşullar altında tarım sektörü, sürekli olarak dezavantajlı konumda kalmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, tarım sektörü, ikamesi mümkün olmayan bir alandır ve temel insani ihtiyaç olan gıda üretimi, her şeyin önündedir. Beslenme, toplumların hayatta kalabilmesi için öncelikli bir mesele olup, bu nedenle tarım sektörü her koşulda korunmalı, kollanmalı ve desteklenmelidir.
Devletlerin asli amacı, vatandaşlarının beslenme güvenliğini sağlamak olmalıdır. Bu bağlamda, tarım sektörü her zaman devlet desteklerinin odağında yer almalıdır. Ancak bu desteklerin amacı, yalnızca kısa vadeli ekonomik hedeflere yönelik maliyetleri düşürmek veya raf fiyatlarını ucuzlatmak olmamalıdır. Tarıma yapılan destek, aslında bir ödül olarak görülmeli ve "Bu sektörde kalın, üretmeye devam edin; biz kamu olarak sizin dezavantajlarınızı ortadan kaldıracağız" mesajını vermelidir.
Tarıma yapılan desteğin asıl hedefi, toplumsal algıları değiştirmek ve doğru bir bilinç oluşturmaktır. Sadece üretimi sürdürebilmek amacıyla verilen bu destek, ideolojik temellere dayanmadan, herkesin ortak çıkarını gözeterek anlaşılmalıdır. Tarım politikalarının ülkeler arasında farklılık gösterdiği doğru olsa da, bu farklılıklar daha çok ülkelerin demokratik yapıları, kadim tarım gelenekleri ve sahip oldukları siyasi ve ekonomik ideolojilerle ilişkilidir. Siyaset, burada yalnızca bir araçtır; ancak doğru politikalarla tarım sektörü, devletin en temel işlevlerinden biri haline gelmelidir.
Konfor alanlarından çıkarak, ideolojik çatışmaların ötesine geçerek tarım sektörüne el birliğiyle destek olmalıyız. Çünkü tarım, yalnızca çiftçimizin değil, tüm toplumun geleceğidir. Bu sorunların çözümü, ideolojik tercihlerden bağımsız olarak doğru siyaset anlayışına dayanmaktadır. Çiftçilerimizin yanında olmak, bu mücadelenin bir parçası olmak, toplumsal sorumluluğumuzdur” dedi.