İYİ Parti Milletvekili Akalın CHP'nin Kanun Teklifini 'Ediz Martin' Üzerinden Eleştirdi: "Haftalarca Ahlaksızlığa Teşvik Ettiniz!"
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın "parti değiştiren belediye başkanlarının görevden düşürülmesi" yönündeki kanun teklifine sert bir yanıt verdi. Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin’in İYİ Parti’den CHP’ye geçiş sürecini hatırlatan Akalın, CHP’yi "çifte standart" ve "siyasi ahlaksızlığa teşvik" ile suçladı. CHP’nin hazırladığı kanun teklifini "siyasi ahlak gereği doğru" bulduğunu belirterek söze başlayan Akalın, buna karşın CHP’nin geçmişteki tutumunu eleştirdi.
31 Mart 2024 seçimlerinde İYİ Parti’den Uzunköprü Belediye Başkanı seçilen Ediz Martin’in, 6 ay sonra CHP’ye geçişine sessiz kalınmasını eleştiren Akalın, şu soruları yöneltti: "Uzunköprü’yü İYİ Parti kazandığında CHP’ye geçişe neden ses çıkarmadınız? Çıkarmadığınız gibi, Erdoğan Toprak vasıtasıyla haftalarca belediye başkanını ahlaksızlığa teşvik ettiniz. İlke kişiye ve sonuca göre mi değişiyor?"
"Aynı Kural Milletvekilleri İçin De Gelsin"
Akalın, seçmen iradesinin korunması konusundaki samimiyetin test edilmesi gerektiğini savunarak, teklifin kapsamının genişletilmesi çağrısında bulundu. "Madem irade bu kadar kıymetli; aynı kuralı milletvekilleri için de getirelim" diyen Akalın, düzenlemenin sadece belediye başkanlarını değil, Meclis çatısı altındaki geçişleri de kapsaması gerektiğini vurguladı.
Skor Mu, Demokrasi Mi?
Açıklamasının sonunda CHP’nin siyasi tutumunu "skor odaklı" olarak nitelendiren Akalın, "Yoksa mesele demokrasi değil, skor mu?" diyerek, kanun teklifinin demokratik kaygılardan ziyade siyasi çıkarlar doğrultusunda hazırlandığını ileri sürdü.
Arka Plan: Uzunköprü’de Ne Olmuştu?
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde İYİ Parti çatısı altında Uzunköprü Belediye Başkanı seçilen Ediz Martin, seçimden yaklaşık 6 ay sonra partisinden istifa ederek Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılmıştı. Bu geçiş, o dönemde İYİ Parti kanadında büyük tepkiyle karşılanmış, CHP ise bu katılımı "halkçı belediyecilik saflarının güçlenmesi" olarak değerlendirmişti.