İYİ Partili Eski Vekilin Paylaşımı İle Gündeme Gelen 'Edirne Vakası' Nasıl Gelişti?
Tarihte Edirne Vakası ya da Feyzullah Efendi vakası olarak bilinen ve II. Mustafa’ya karşı gelişen büyük isyan ile birlikte Edirne’nin ikinci defa fiili başkent olmasının sona erdirmesiyle sonuçlanan olayların göbeğinde yer alan Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin Edirne’de yaptırdığı mescidin son halini İYİ Parti 27. Dönem Milletvekili Orhan Çakırlar paylaştı. Çakırlar paylaşımında, “1703 Edirne vakası diye tarihte yerini almış hadisede devlette görev yapmış olduğu söylenen Feyzullah Paşa’nın yaptırdığı mescit’in hali. Bir hayli zaman önce bila ücret (ücretsiz) olarak İl özel genel sekreterliğine devredilmiş bu eser için ümit ederim gerekli çalışmalar yapılıyordur” ifadelerine yer verdi.
Peki Çakırlar’ın paylaşımı ile gündeme gelen ve Edirne’nin tarihteki dönüm noktalarından birisi olan ‘Edirne Vakası’ nedir? Viyana bozgunundan sonra Osmanlılar’ın içine düştüğü siyasî, iktisadî ve sosyal bunalımın da tesiriyle meydana gelen bu olayın görünür sebebini, devrin padişahı II. Mustafa üzerinde büyük nüfuzu olan Şeyhülislâm Seyyid Feyzullah Efendi’nin devlet işlerine müdahalesi teşkil eder. O sırada Sultan II. Mustafa’nın Edirne ve civarında avla meşgul olması, uzun süreden beri devlet merkezinin Edirne’ye kayması, iktisadî bunalımın da etkisiyle esnafın ve İstanbul halkının birçoğunun idareden memnun olmayanlar zümresine katılmasına yol açtığı gibi Kapıkulu Ocağı mensuplarını da oldukça etkilemişti. Böylece Edirne’deki iktidara ve padişaha karşı bir isyan hareketi başladı. Vezîriâzam Râmi Mehmed Paşa ve Moralı Damad Hasan Paşa’nın hazırladıkları plan gereği önce cebecibaşı Boşnak İbrâhim Ağa’nın tahrikiyle harekete geçen cebeciler, gecikmiş on kıstlık ulûfelerini isteyerek direnişi başlattılar. Yüksek dereceli devlet görevlerine yeni tayinler yapıp sadrazamlığa Söhraplı Ahmed Paşa’yı, şeyhülislâmlığa İmam Mehmed Efendi’yi getiren âsiler, isteklerini ulemâdan oluşan bir heyetle Edirne’ye bildirmek istediler, ancak bu heyet Feyzullah Efendi’nin emriyle Havsa’da tutuklanarak Eğridere’ye gönderildi. Yeniçeri, cebeci, topçu, bostancı ve çeşitli esnaf gruplarından oluşan 60.000 kişi civarındaki âsi kuvvetler, Dorucan Ahmed’in öncülüğünde Edirne’ye doğru harekete geçti. II. Mustafa ise Edirne’de bir yandan savunma tedbirleri alırken bir yandan da yeni hükümet teşkiliyle meşguldü. İstanbul’dan yola çıkanlar Silivri’ye gelince II. Mustafa’nın küçük kardeşi Ahmed’i tahta geçirmeye karar verdiler. Bu arada kaçmaya çalışan Feyzullah Efendi Pravadi’de yakalanarak yarı çıplak bir halde Edirne’ye getirilip büyük hakaret ve işkencelere uğradıktan sonra katledildi. Bu olaydan sonra Edirne’de tahta çıkan III. Ahmed İstanbul’a dönmüş ve bundan böyle hiçbir Osmanlı padişahı İstanbul’u uzun süre terkedip Edirne’de oturmamıştır. Sonuç olarak İstanbul’dan kalkan bir ihtilâl ordusunun Edirne’de bulunan Sultan II. Mustafa’yı tahtından indirmesiyle sonuçlandığı için Osmanlı tarihlerinde Edirne Vak‘ası adı verilen bu olaya Feyzullah Efendi Vak‘ası da denir. Böylece Edirne’nin 2. defa fiili olarak başkentliği sona ermiştir.