Kırklareli'nin Toprağının Altındaki Fırsat Tarımı Değiştirebilir mi?
Kırklareli’nde tarımsal üretimin geleceğine ilişkin yeni bir başlık giderek daha fazla gündeme geliyor: jeotermal enerji. Kentin yer altı kaynaklarının sera ısıtmasında değerlendirilmesi, özellikle kış aylarında üretimin sürdürülebilmesi ve modern seracılık yatırımlarının artırılması açısından önemli bir potansiyel olarak görülüyor. Kırklareli merkeze bağlı Asilbeyli Köyü’nde hayata geçirilen jeotermal tarım çalışmaları ise bu potansiyelin sahadaki örneklerinden biri.
Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Soner Ilık’ın, Asilbeyli Köyü’nde faaliyet gösteren Otağ Jeotermal Tarımcılık A.Ş. Genel Müdürü Hüseyin Kerkez ile gerçekleştirdiği görüşme, kentte jeotermal kaynakların tarımsal üretimde kullanılması konusunu yeniden gündeme taşıdı.
Görüşmede mevcut yatırımların yanı sıra Kırklareli’nin jeotermal kaynaklarının modern seracılıkta daha etkin değerlendirilmesi ve yeni yatırımların bölge ekonomisine sağlayabileceği katkılar ele alındı.
KIRKLARELİ İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?
Kırklareli ekonomisinde önemli bir yere sahip olan tarım, büyük ölçüde açık alan üretimine dayanıyor. Ancak modern seracılık, üretimin mevsim şartlarına bağımlılığını azaltabilecek seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Seracılıkta ise en kritik konulardan biri ısıtma maliyetleri. Kış aylarının soğuk geçtiği Trakya'da sera yatırımlarının ekonomik sürdürülebilirliği açısından enerji giderleri önemli bir belirleyici durumunda.
Bu noktada jeotermal kaynakların kullanılması dikkat çekiyor. Uygun sıcaklık ve debiye sahip kaynakların sera ısıtmasında kullanılabilmesi halinde üretim sezonunun uzatılması, kontrollü şartlarda üretim yapılması ve birim alandan daha yüksek verim alınması mümkün olabiliyor.
Dolayısıyla Kırklareli açısından tartışılması gereken konu yalnızca yer altında jeotermal kaynak bulunup bulunmadığı değil, bu kaynakların ne kadarının ekonomik ve sürdürülebilir biçimde tarımsal üretime kazandırılabileceği.
ASİLBEYLİ, POTANSİYELİN SAHADAKİ ÖRNEĞİ
Kırklareli merkeze bağlı Asilbeyli Köyü’nde faaliyet gösteren Otağ Jeotermal Tarımcılık A.Ş.’nin yatırımı bu açıdan dikkat çekiyor.
KTSO Başkanı Soner Ilık da söz konusu yatırımın kentin tarımsal geleceği açısından taşıdığı öneme işaret etti.
Başkan Ilık, “İlimizin sahip olduğu doğal kaynakları doğru, verimli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Jeotermal enerji, tarımsal üretim açısından ilimiz için çok önemli bir potansiyel taşıyor. Asilbeyli Köyü’nde gerçekleştirilen jeotermal kaynaklı seracılık yatırımı da bunun güzel örneklerinden birini oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Kırklareli’nin jeotermal kaynaklarının tarımla buluşturulması gerektiğini belirten Ilık, bunun üretimin artırılmasının yanı sıra kentin modern ve sürdürülebilir tarım merkezlerinden biri haline gelmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.
MESELE SADECE SERADA ÜRÜN YETİŞTİRMEK DEĞİL
Jeotermal seracılığın Kırklareli açısından oluşturabileceği ekonomik etki yalnızca tarımsal üretimle sınırlı değil.
Büyük ölçekli sera yatırımlarının yaygınlaşması halinde üretimin yanında paketleme, depolama, nakliye, tarımsal girdi ve iş gücü gibi farklı sektörlerde de ekonomik hareketlilik oluşması beklenebilir. Yılın daha uzun bölümünde üretim yapılabilmesi ise tarımsal istihdamın mevsimselliğinin azaltılması açısından önem taşıyor.
Bu nedenle Asilbeyli’deki uygulamanın gelecekte tekil bir yatırım olarak mı kalacağı, yoksa Kırklareli’nin farklı noktalarında yeni yatırımların önünü açacak bir modele mi dönüşeceği önem taşıyor.
YANIT BEKLEYEN SORULAR VAR
Kırklareli’nin jeotermal tarımdaki gerçek potansiyelini ortaya koyabilmek için ise bazı verilerin netleşmesi gerekiyor.
Kent genelindeki tarımsal kullanıma uygun jeotermal kaynakların sayısı, sıcaklık ve debileri, ekonomik olarak sera kurulabilecek bölgeler, mevcut yatırımın üretim kapasitesi ve istihdama katkısı ile planlanan yeni yatırımlar, bu potansiyelin büyüklüğünü belirleyecek başlıca unsurlar arasında bulunuyor.
Aynı zamanda jeotermal suyun kullanıldıktan sonra yeniden yer altına basılması, su kaynaklarına olası etkiler ve yatırımların çevresel sürdürülebilirliği de büyüme planlarının önemli başlıkları arasında yer alıyor.
KIRKLARELİ YENİ BİR ÜRETİM MODELİ KURABİLİR Mİ?
KTSO Başkanı Soner Ilık, tarım ve sanayinin birbirini desteklediği, katma değerli üretimin ve istihdamın artırıldığı bir ekonomik yapıya dikkat çekerek jeotermal tarım alanında atılacak yeni adımların kentin üretim gücüne katkı sağlayacağını ifade ediyor.
Asilbeyli’de başlayan uygulamanın ölçeğinin büyümesi ve benzer yatırımların yaygınlaşması halinde Kırklareli için farklı bir tarımsal üretim modeli gündeme gelebilir.
Ancak bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini yalnızca jeotermal kaynağın varlığı değil; kaynağın niteliği, yatırım maliyetleri, altyapı, çevresel sürdürülebilirlik ve yeni yatırımcıların ilgisi belirleyecek.
Bu nedenle Asilbeyli’deki yatırım, bugün için Kırklareli tarımının tamamını değiştiren bir gelişmeden çok, kentin yer altında bulunan enerji potansiyelinin tarımsal üretime dönüştürülebileceğini gösteren dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor.
Kırklareli açısından bundan sonraki asıl soru ise şu: Toprağın altındaki bu kaynak, önümüzdeki yıllarda toprağın üzerindeki üretimi ne ölçüde değiştirecek?