Kuşakları birleştiren Asırlık Pavlli
Pehlivanköy'ün Trakya'nın kalbi olduğu günler, yurdun dört bir yanından her yaştan insanın akın ettiği etkinliğin adı Pehlivanköy Sonbahar Hayvan ve Emtia Panayırı.
Eteklerini Pehlivanköy ovasına yaymış bir gelin gibi tüm halkı kucaklayan Pehlivanköy Sonbahar Hayvan ve Emtia Panayırı, 113 yaşında. 7’den 70’e herkese kucak açtı bu yıl yine. Çarpışan arabalara binmek için annesinin elini çekiştiren çocuklara da… Motor arabası çadırında gölgede dinlenip insanları izleyen ninelere de… Boynuna asılı ipli şekeri kemiren minik yumurcakları da… Geleneksel Pehlivanköy Panayırı bu yıl da misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Yoğun katılım olduğu panayır yine Trakya’nın merkezi haline geldi. Yerel adıyla Pavli Panayırı yine tüm yurdu kucakladı.
113 yaşında bir anne, panayır botunca her gün çocuklarını seslendi sabahın ilk saatlerinde. Bir bir açıldı tezgahlar. Oyuncaklar usul usul dönmeye başladı. Güneş tepeden ovaya düşerken, kimisi otobüsten indir, kimisi arabasından ve yürüdü demir yolunun ucundaki panayır girişine. Horozlar bile kıskandı belki de sabahı Pavli müjdeledi diye.
Yurdun dört bir yanından fotoğrafçılar bu tarihi ana şahitlik etmek için geldi
Asırlık bir hikayeyi anlatan Pavli için ellerinden kameralarıyla geldiler. Kimisi deklanşöre basamadan durdu ve izledi önce uzun uzun. Serilmiş bir hikayeye baktı önce. Ustalar der ya “En güzel şiir henüz yazılmamış olandır” diye belki de öyle oldu. En güzel manzarayı kendileri görmek için izlediler önce. Tezgah aralarından oyuncaklara, motor arabalarından cafelere kadar uzun uzun yürüdüler. Tarihi bir panayırı fotoğraflamak için geldiler. Kimisi Balıkesir’den geldi, kimisi Ankara’dan kimisi komşu Tekirdağ’dan…
Yine rengarenk geçti halk deyimi ile Pavli Panayırı. Son günleri hafta sonu olunca da tadına doyum olmuyor hani… Zaten bir gelenektir; köylerden motor arabasına doluşarak gelinir, arabanın üstüne branda serilir, çadır olur. O çadır panayır boyunca gelenlere yuva, Pavli de onlara ana olur.