Sarıçam "Bu seçimde milli ve manevi menfaatler önemli"

24 Nisan Pazartesi  Basın Mensuplarıyla bir araya gelen AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, gündem değerlendirmesi ve seçim sürecine dair önemli açıklamalar yaptı.
Kahvaltıda basın mensuplarının sorularını da cevaplandıran Sarıçam, katılım gösteren basın mensuplarına teşekkürlerini iletti.

"Türkiye önemli bir eşikte"
Tükiye'nin seçim öncesi dönemini değerlendiren Sarıçam, önemli bir eşikten geçilmek üzüere olunduğunu ifade ederek, "Kırklareli AK Parti milletvekili adayları olarak üçümüz de bir arada il başkanımız, kadın kolu başkanımız, merkez ilçe başkanımız, gençlik kolu başkanımızla beraber sizlerle bulunmaktan çok mutluyuz. 14 Mayıs'taki genel seçimlerde Türkiye çok önemli bir karar verecek. Klasik olduğu gibi her seçimin çok önemli olduğunu söylemeyeceğim. Bu seçimin Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli seçimlerinden biri olduğunu söyledi bugüne kadar. Hükümetler icraatları çerçevesinde tarafından değerlendirilirken, bugün seçmenin karşısındaki değerlendirilecek olan mesele. Türkiye'nin önümüzdeki yüzyılı güçlü ve iddialı bir şekilde girmesini yoksa uluslararası birtakım lobiler, kapitalist çevreler ve Türkiye'yi hegemonya altına almak isteyen ülkelerin istediği doğrultuda bir çizgi izlemesi noktasında mı tercih yapacağı bir gün?" sözlerini dile getirdi.

"Kişisel menfaatler yerine mili ve manevi menfaatler"
Siyasette kişisel menfaatlerin önünde milli ve manevi menfaatlerin olması gerektiğinin altını çizen Sarıçam, "Ben bunu biraz Kurtuluş Savaşı yıllarına benzetiyorum. Hamdolsun tabii ülkemizin üzerinde öyle bir risk yok. Ancak Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bildiğiniz gibi Türk milleti yine bir karar vermek zorundaydı. Ya Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde milli ve manevi değerlerine bağlı bağımsız bir ülke olarak yoluna devam etmek zorundaydı. Bunu tercih edecektik. Veyahutta Türk milleti kendisine o dönemde dayatılan 'Yeter Anadolu zaten savaştan çok yoruldu. Garip global oldu. Isterseniz Amerikan himayesine girelim. Hiç savaşmadan, cebimizde dolarlarla yolumuza devam edelim. Veyahutta ingiliz mandasına girelim. Hiç savaş madan, cebimizde sterlin'e yolumuza devam edelim.' 19 Mayıs 1919'da Atalarımızın karşısında böyle 2 seçim vardı. Bağımsız bir Türkiye'nin Amerikan veya ingiliz mangasında bir Türkiye. Mustafa Kemal Atatürk'ü seçti. Anadolu ve dedi ki biz. Bu harap ve bitap halimize rağmen bir mücadele daha veririz. Bizim için günlük menfaatlerden günlük ekonomik gelirlerden bağımsızlığımız, milli ve manevi değerlerimiz daha önemlidir dedi. O hani Cumhuriyeti biz böyle kurduk diye bir resim var ya. Cumhuriyet Halk Partililer çok asarlar dükkanlarına o haldeyken. Tekrar yollara düştüler. Tekrar 1922'ye kadar Kurtuluş Mücadelesini verdiler. Öteki kar evlatlarını cepheye gönderdiler ve bugün biz eğer kendi değerlerimize sahip bağımsız bir ülkede yaşıyorsak o günkü atalarımızın tercihlerini günlük kişisel menfaatlerimizden yana değil milli ve manevi değerlerinden ve özgürlüklerinden yana kullanmalarından dolayı. 14 Mayıs'ta özellikle son 20 yıllık AK Parti iktidarında yine Türkiye'yi bir manda sistemine çevirmek isteyen dış güçleri her türlü hamlesine dur diyen bir liderle yönetildi. ve elbette bundan ciddi anlamda rahatsız oldular. Bizim uluslararası ilişkilerimizi düzenlemek istediler. Hayır. Türkiye'nin ekonomisini biz yöneteceğiz." şeklinde konuştu.(Ş.Kenar)