Vekil Özkan, "Tehlikeli Atık Yakma Tesisine Hayır"

CHP Kırklareli Milletvekili Fahri Özkan,  4R Çevre ve Enerji San. ve Tic. A. Ş.- Lüleburgaz Şubesi tarafından "Yakma Tesisi (Tehlikeli ve Tehlikesiz Atıkların Yüksek Sıcaklıkta Gazlaştırılması İle Elektrik Üretimi)"projesinin Lüleburgaz’da tarım, hayvancılık, çevre ve halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığı belirterek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan  Murat Kurum tarafından yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi vererek konuyu gündeme taşıdı.

Bahse konu projeye ilişkin tesisin yapılması planlanan bu alanlar, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ile tanımlanan ve İl Tarım Müdürlükleri tarafından sınırları belirlenen tarımsal arazileri içinde yer aldığını belirten Vekil Özkan, bu alanlar, tarımsal niteliği öncelikli korunacak alanlar olarak tanımlanmakta olup, Tarımsal Niteliği I. Öncelikli Korunacak Alanlarda sadece tarımsal amaçlı yapıların yer alabileceği kanunla düzenlendiğini belirterek ÇED Raporu talebinde bulunan işletmenin yapacağı proje, kanunen öncelikli koruma tarım alanı olarak düzenlenen bölgenin tarım arazilerine ve tarımsal üretime büyük zarar verecektir, dedi.

 Danıştay 6.Dairesince verilen yargı kararlarında, tarımsal bütünlüğü bozulmamış alanların korunması hususuna öncelik verilmesine ilişkin kararı varken, 1. derece tarım alanı olarak kullanılan, diğer taraftan hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı, bölgede böylesine bir tesisin yapılması, yapılmasına izin verilmesi yasal değildir, kabul edilemez, dedi.

Bakanlığın tarım arazilerini ve tarımsal üretimi, su kaynaklarını, halk ve çevre sağlığını  korumak ve devamını sağlamak öncelikli görevidir. Bu nedenle bölgede su yataklarını olumsuz etkileyecek, yaşanılacak hava kirliğinin artmasına yol açacak bu projenin durdurulması için herhangi bir çalışmanız var mıdır, varsa nelerdir? diye sordu.

Vekil Özkan önergesinde, bu alanlarda yapılacak tarımsal amaçlı yapılardan toplam kapalı alanı 1.000 m2’yi aşanlar için bile imar planı yapma zorunluluğu bulunmaktadır. Projede atık deposu bile 1350  metrekare olarak belirtilse de diğer alanların metrekare bilgisine yer verilmemesinin nedeni nedir? Bu durum yasal mıdır diye sordu.

Tesiste günde 500 ton tehlikeli ve tehlikesiz atığın yakılacak olunması, "Yüksek Sıcaklıkta Gazlaştırma" teknolojisi ile ağır metallerin, poliaromatik hidrokarbonların, dioksinlerin ve furanların oluşturacağı risk nasıl önlenecektir? diye sordu.

Vekil Özkan, tesiste günde 90 ton taban külü ve 20 ton uçucu kül, 2,25 ton demir içerikli madde, 1,34 ton/gün demir dışı metal oluşacağı belirtilmiştir. Böylesine büyük miktardaki külün depolanması ve nakliyesi nasıl sağlanacaktır? Tesiste tehlikeli atıkların 800°C gazlaştırma ve 1100°C yakma işlemi sonrası ortaya çıkacak olan ve halk sağlığını doğrudan etkileyecek olan, dioksin, furan, ağır metal ve partikül maddelerin yeraltı sularına sızması nasıl engellenecek, tarım alanlarının , hayvancılığın korunması nasıl sağlanacaktır? Bu maddelerin yaratacağı halk sağlığı risklerini önlemek için neler yapılacaktır?

Yapılması planlanan tesisinin bitişiğinde (111 ada/3 parselde) bulunan TPAO ait Kepirtepe-6 doğalgaz kuyusu hâlen aktif olarak işletilmekte midir? Kuyunun mevcut kapasitesi, kuyunun ömrü, üretim durumu ve işletme koşulları nelerdir? Çalışmaya devam edecek midir ? diye soran Vekil Özkan, ÇED başvuru dosyasında Kepirtepe-6 aktif doğalgaz kuyusunun varlığı belirtilmiş midir? Bu kuyuya ilişkin risk ve kümülatif etki değerlendirmesi dosyaya eklenmiş midir? bilinmemektedir dedi.

Planlanan yakma tesisinin, Kepirtepe-6 aktif doğalgaz kuyusuna olan mesafesi nedir? Bu mesafe, TPAO ve BOTAŞ teknik emniyet mevzuatı ile EPDK'nın belirlediği asgari güvenlik koridor mesafeleriyle uyumlu mudur? Bakanlığınız veya TPAO/EPDK tarafından, söz konusu tesise ait ÇED başvurusunda Kepirtepe-6 kuyusunun varlığı ve yarattığı riskler değerlendirilerek herhangi bir olumsuz görüş bildirilmiş midir? Bildirilmişse içeriği nedir, bildirilmemişse nedeni nedir? diye sorana Vekil Özkan, Sözkonusu doğalgaz kuyusu etrafında zorunlu emniyet güvenlik tamponu (buffer zone) oluşturulmuş mudur? Bu tampon alan sınırları içinde tehlikeli atık yakma tesisi kurulmasına ilişkin yasal bir kısıtlama var mıdır? Risk değerlendirmesi yapılmış mıdır ? Yapılmamışsa nedeni nedir diye sordu.

4R Çevre ve Enerji San. ve Tic. A. Ş.- Lüleburgaz Şubesinin, 2018 yılında ÇED Gerekli Değildir raporuna istinaden 111 ada 1 parsel de halen faaliyette bulunan ‘Atıktan Türetilmiş Yakıt Hazırlama Tesisi’nin alınmış olan Tehlikeli – Tehlikesi Atık Ayrıştırma ve Yakıt Yapma, ÇED Gerekli Değildir raporuna konu, ‘proje alanında kesinlikle su kuyusu açılmayacaktır‘ taahhüdünün yerine getirilip getirilmediği sahada kontrol edilmekte midir? Şayet ediliyorsa, ve halen bir su kuyusu açılmadı ise,  ÇED gerekli değildir raporunda belirtilmiş olan, tesisin günlük yaklaşık 7 m3 ‘lük su ihtiyacı  son 8 yılda nasıl temin edilmiştir?  Bundan sonra nasıl temin edilecektir ?

Yine, mevcut Atıktan Türetilmiş Yakıt Hazırlama Tesisi’nin, ÇED Gerekli Değildir raporuna konu,  tehlikeli atıklar yağmur suları ile etkileşim içinde olmayacak şekilde sadece kapalı alanda depolanacaktır taahhütlerinin yerine getirilip getirilmediği nasıl denetlenmektedir? Diye soran Vekil Özkan, halkımızın temiz ve güvenli gıdaya erişimi konusunda bu tür çevre kirliliğine yol açma ihtimali olan işletmelerin bu tür tarım arazileri üzerinde ve ya yakınında kurulması halk sağlığı açısından büyük zarara yol açacaktır. Gıda güvenliği alanında bakanlığınız tarafından hangi önlemler alınmaktadır?

2018 yılında alınmış olan ÇED gerekli değildir raporunda ve yeni hazırlanmış olan ÇED raporunda herhangi bir doğal su kaynağı olmadığı belirtilmesine rağmen  söz konusu firma 230 metre altında bulunan dereye toprak altından deşarj kanalı açmış mıdır ? Açtıysa bu kanaldan dereye hangi statüdeki sular deşarj edilmektedir ? diye sordu.