Zeytin Atığı Trakya'nın Tarlasına Gübre Olacak
Zeytinyağı üretiminden kalan pirina, Kırklareli ve Keşan'daki deneme alanlarında yeni nesil organomineral gübreye dönüştürülüyor. Projeyle Trakya'da kullanılan kimyasal gübre miktarının ve tarımsal sera gazı salımının azaltılması hedefleniyor.
Zeytinyağı üretiminden kalan pirina, Kırklareli ve Keşan’daki deneme alanlarında yeni nesil organomineral gübreye dönüştürülüyor. Projeyle Trakya’da kullanılan kimyasal gübre miktarının ve tarımsal sera gazı salımının azaltılması hedefleniyor.
Kırklareli Atatürk Toprak, Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi araştırmacıları, zeytinyağı üretiminin ardından ortaya çıkan pirinayı tarımsal üretimde değerlendirmek için ortak çalışma yürütüyor.
TÜBİTAK ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü desteğiyle sürdürülen projede, pirinadan elde edilen biyokömür ile topraktaki azot kaybını yavaşlatan yerli patentli bir bileşik bir araya getiriliyor.
KIRKLARELİ VE KEŞAN’DA TEST EDİLİYOR
Çanakkale’de laboratuvar ortamında hazırlanan organomineral gübre, Kırklareli merkez ile Edirne’nin Keşan ilçesinde oluşturulan deneme alanlarında buğday ve mısır üzerinde test ediliyor.
17 Ekim 2026 itibarıyla buğday denemelerinin tamamlandığı, mısırdan alınan örneklerin laboratuvar analizlerinin ise sürdüğü bildirildi. Denemelerde verim, bitki boyu, biyokütle ve mineral madde değerleri inceleniyor.
MEVCUT EKİPMANLA KULLANILABİLECEK
Kırklareli Atatürk Toprak, Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü Bitki Besleme ve Toprak Bölümü Araştırmacısı Dr. Mehmet Ali Gürbüz, geliştirilen gübrenin çiftçiler için ilave ekipman gerektirmediğini ve mevcut gübreleme makineleriyle uygulanabildiğini belirtti.
Çalışmayla azotun topraktan yıkanarak kaybolmasının ve nitröz oksit oluşumunun azaltılması, bitkinin verilen azottan daha uzun süre yararlanması amaçlanıyor.
SONUÇLAR 2026 SONUNDA PAYLAŞILACAK
Projenin 2026 yılı sonunda tamamlanması planlanıyor. Sonuç raporunun TÜBİTAK ve TAGEM’e sunulmasının ardından elde edilen verilerin bilimsel toplantılar, yayınlar ve sektör temsilcileri aracılığıyla üreticilerle paylaşılması hedefleniyor.