Bugün 25 Kasım. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Ancak bu tarih, sadece takvimde bir yaprak değil; milyonlarca kadının hayatında her gün karşılaştığı acıların ve mücadelelerin görünür hâle gelmesinin bizler için bir hatırlatıcısı.Ülkemizde ve dünyada kadınlar, evlerinde, işyerlerinde ve sokaklarda birçok türde şiddet ve baskı altında yaşamaya devam ediyor. Sözlü, fiziksel, psikolojik ya da ekonomik şiddet; kadınlarımızın hayatında her an, hayatlarına derin izler bırakıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde her üç kadından biri hayatının bir döneminde fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kalıyor. Türkiye’de ise kadın örgütleri, veri eksikliğine rağmen yıl boyunca yüzlerce kadının şiddet nedeniyle yaşamını kaybettiğini rapor ediyor.Peki Nedir Kadına Yönelik Şiddet?Kadına yönelik şiddet, 1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi’nin birinci maddesine göre; Kamusal ve özel alanda gerçekleşen, kadınların fiziksel, cinsel, duygusal zarar görmesiyle sonuçlanan ya da sonuçlanması olası, her türlü cinsiyet temeli şiddet eylemi veya eylemin yapılacağına ilişkin tehdit ya da zorlama ve keyfi olarak özgürlüğün kısıtlanmasıdır.Şiddetin Döngüsü Nasıl gerçekleşir? Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfının açıklamasına göre:Her ilişkide aynı biçimde olmasa da şiddet içeren ilişkilerin önemli bir bölümünde, kadınların şiddet yaşantısının içinden çıkmalarını zorlaştıran bir döngü bulunur. Şiddet döngüsü adı verilen bu döngüyü tanımak, kadınların yaşadıklarını anlamlandırmasına yardımcı olur. Döngü 3 aşamadan oluşur:1.Gerginliğin tırmanması aşaması: Fırtına öncesi sessizlik dönemi olarak tarif edilebilir. Şiddet uygulayan erkek gerilim yaratır, kıskançlık gösterir, küçük şeylerden kavga çıkarır, kadının tüm yaşamını kontrol etmeye çalışır, psikolojik şiddet uygular. Kadın ise bu aşamada, elinden geldiğince gerginliği azaltmaya çalışır.2. Şiddet aşaması: İç veya dış sebeplerle Şiddet uygulayan erkeğin öfkesi birdenbire tırmanır; erkek öfkesini kontrol etmez, fiziksel şiddet uygular ve şiddeti uyguladıktan hemen sonra bahaneler sunmaya başlar. Fiziksel şiddetin başladığı bu aşamada şiddetin boyutları değişebilir. Bu dönemde, kadının erkeğin öfkesini yatıştırabilmesi mümkün değildir. Tek yapabileceği, kendisinin ve çocuklarının yaşadıkları şiddetten en az zararla çıkmalarını sağlamak olabilir.3. Balayı aşaması: Şiddet uygulayan erkek, kadının gönlünü almaya çalışır, pişmanlığını dile getirir, özür diler, değişeceğine ilişkin sözler verir, hediyeler alır, durumun “normale” dönmesi için ilgili, sevecen ve yapıcı bir tutum sergiler. Kadın ise erkeğin bu tutum ve davranışlarına inanmak ister, yeni bir şans verir. Fakat bu dönemden sonra erkek tekrar gerilimi arttırıcı davranışlarda bulunur ve yeniden birinci aşama olan, gerginliğin tırmanması aşamasına geçilir.“Şiddet döngüsü” terimi, şiddetin kuşaktan kuşağa öğrenme ve model alma yoluyla aktarıldığını anlatmak için de kullanılır. Her türlü şiddet, öğrenilmiş, seçilmiş, denetlenebilen bir davranış biçimi olmasına rağmen hem şiddet uygulayan kişi hem de erkek egemen toplum tarafından yaygın bir biçimde “kontrol edilemeyen ve irade dışı” bir davranış gibi gösterilmeye çalışılır. Oysa şiddet seçilmiş yani iradi bir davranış biçimidir.2026–2030 dönemi 5. Ulusal Eylem Planı Bugün AçıklanıyorKadına yönelik şiddetle mücadelede en kritik aşama olan “veriye dayalı politika üretimi” için bu yıl yeni bir döneme giriliyor. Bugün açıklanacak olan 2026–2030 dönemini kapsayan 5. Ulusal Eylem Planı, dijital şiddet, risk analizi, erken uyarı sistemleri ve izlenebilir politikalara odaklanan çok boyutlu bir çerçeve sunmaktadır. Bu plan, kadınların güvenliği için kurumsal kapasiteyi derinleştirirken toplumsal katılımı da güçlendiren bir vizyonla tasarlanmıştır.Şiddet Gördüğünüzde Ne Yapmalısınız?Kadına yönelik şiddetle karşı karşıya kaldığınızda yalnız olmadığınızı bilmek çok önemlidir. İlk adım, yaşadığınız durumu ciddiye almak ve güvenliğinizi önceliklendirmektir. Yapabilecekleriniz sırasıyla şunlardır:Tek Tıkla Polis Yanınızda: KADES, kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddet, taciz gibi kötü eylemleri biraz da olsun engellemek adına kullanıcılara sunulmuş resmi bir uygulamadır. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmış ve acil durumlarda ilk aklınıza gelecek acil müdahale uygulamasıdır. KADES uygulaması Kadınların hayatına doğrudan dokunan bir güvenlik zırhıdır.- 8 milyon 990 bin kadın tarafından indirilmiş,- İhbarlar tek tuşla alınmış,- Kolluk birimleri olay yerlerine ortalama 6 dakika kadar kısa birsürede ulaşarak koruyucu ve önleyici tedbirleri hayata geçirmiştir.ŞÖNİM ve kadın konukevleri de bu mücadelenin omurgasıdır.Ülke genelinde; ŞÖNİM’ler 7/24, başvuran her kadına barınma, rehberlik, psikososyal destek, hukuki yönlendirme ve izleme-takip hizmetleri sunmakta, Kadın konukevleri ve ilk kabul birimleriyle birlikte, şiddet mağduru kadınlara ve beraberindeki çocuklara güvenli bir sığınak olmaktadır. Kadına yönelik şiddetle mücadele merkezleri, sosyal hizmet merkezleri, aile destek merkezleri, il ve ilçe düzeyindeki kadın irtibat noktalarıyla mahalle mahalle, sokak sokak yaygınlaştırılmıştır. Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) kapsamında, 208.525 hanede kadına yönelik şiddetle mücadele hakkında yüzyüze bilgilendirme görüşmeleri yapılmıştır.Destek Hattını Arayın: Türkiye’de 7/24 hizmet veren ALO 183 Sosyal Destek Hattı veya 112 Polis İmdat gibi hatlar, şiddet gören kadınlara rehberlik ve acil yardım sağlar. Bu hatlardan birine her zaman ulaşabilirsiniz. Ayrıca Kadın Sığınma Evleri ve Mor Çatı Kadın Sığınağı gibi kuruluşlardan destek alabilirsiniz.Güvenli Bir Destek Ağı Oluşturun: Aile üyeleri, yakın arkadaşlar veya güvendiğiniz kişilerle iletişimde olun. Şiddet gördüğünüzü ve yardım ihtiyacınızı paylaşmak, yalnız olmadığınızı hissettirecek ve olası müdahaleyi kolaylaştıracaktır.Belgeleyin: Yaşadığınız şiddeti fotoğraf, video, mesaj veya tanık beyanları ile belgelemek, ileride hukuki süreçte haklarınızı korumanıza yardımcı olur.Hukuki Haklarınızı Bilin: Kadına yönelik şiddetle mücadelede kanunlar sizin yanınızdadır. 6284 sayılı Kanun, şiddet gören kadınlara koruma sağlar. Şiddet uygulayan kişi hakkında yakınsak koruma, uzaklaştırma veya cezai işlem başlatabilirsiniz. Avukat ve kadın hakları derneklerinden hukuki destek almak, haklarınızı kullanmanızı kolaylaştırır.2025 yılının başından bugüne kadar ülkemizde, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na ait anıt sayacına göre 411 kadın hayatını kaybetti. Bu, sadece bir sayı olmanın çok ötesinde hayatları ellerinden zorla alınan her bir kadının sessizce kaybolan ve yarım kalan hayat öykülerini simgeliyor. Kadına yönelik şiddet, sadece bireysel bir sorun değil; toplumsal bir yara, birçok kadının hayatına mal olan ve gelecekte tüm kadınların hayatında devam edecek olan çok büyük bir gerçekliktir. Sessiz kalmak, şiddeti normalleştirmek ve görmezden gelmek, bu döngüyü sürdürmek anlamına gelir. Kadınların güvenli, saygılı ve özgür bir yaşam sürmesi, hepimizin ortak sorumluluğudur. Her adımda farkındalık yaratmak, destek olmak ve haklarını savunmalarını sağlamak, şiddetin önüne geçmenin en güçlü yoludur. Unutmayalım ki, kadına saygı, insanlığa saygıdır; şiddeti durdurmak, hepimizin görevidir. Yaren Kırkıl
GÜNDEM
Yayınlanma: 25 Kasım 2025 - 14:00
Güncelleme: 25 Kasım 2025 - 22:02
25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Dur Demenin Günü!
GÜNDEM
25 Kasım 2025 - 14:00
Güncelleme: 25 Kasım 2025 - 22:02
İlginizi Çekebilir
















