☰
✕

Edirne'nin Kültürel Mirası 'Edirne Gülü' Hasat Edildi

Edirne’nin tarihi ve kültürel mirasının en özel sembollerinden biri olan Edirne Gülü, doğduğu topraklarda düzenlenen görkemli bir şenlik ile bu yıl dördüncü kez hasat edildi. Trakya Üniversitesi’nin öncülüğünde, kentin bereketli topraklarında yeniden hayat bulan bu eşsiz çiçek, Osmanlı saraylarının kokusunu günümüze taşımaya devam ediyor.

Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi’nde bulunan gül bahçelerinde gerçekleştirilen 4. Edirne Gülü Hasat Şenliği, yoğun bir katılımla renkli görüntülere sahne oldu. Etkinlik, Havsa Meslek Yüksekokulu, Edirne Gülü ve Kırmızısı Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Havsa Belediyesi’nin iş birliğiyle düzenlendi. Programa, Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Havsa Kaymakamı Oğuzhan Aksoy ve çok sayıda davetli katıldı.

EDİRNE GÜLÜ: TARİHİN KOKUSU YENİDEN CANLANIYOR

Osmanlı döneminde saray bahçelerini süsleyen ve gül yağı ile gül suyu üretiminde önemli bir yere sahip olan Edirne Gülü, 15. ve 16. yüzyıllarda Edirne’nin ekonomik ve kültürel hayatında büyük bir rol oynadı. Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde övgüyle bahsettiği bu nadide çiçek, Trakya Üniversitesi’nin yaklaşık beş yıl önce başlattığı çalışmalarla yeniden kent kültürüne kazandırıldı. Üniversitenin Balkan Yerleşkesi’nde 1500 dönümlük alanda oluşturulan gül bahçeleri, bugün hem görsel bir şölen sunuyor hem de kentin agro-turizmine katkı sağlıyor.

Etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Mazi Öğrenci Müzik Grubu’nun dinletisi ve Havsa Belediyesi Halk Oyunları ekibinin gösterisi katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Ahmet Doğaner’in “Türkiye’de Gülcülüğün Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı sunumu ise gül yetiştiriciliğinin tarihsel ve ekonomik boyutlarına ışık tuttu.

“EDİRNE GÜLÜ, KENTİMİZİN SEMBOLÜ”

Edirne Valisi Yunus Sezer, etkinlikte yaptığı konuşmada, Edirne Gülü’nün yeniden canlandırılmasının kent için taşıdığı öneme vurgu yaptı. “Edirne Gülü, Osmanlı döneminde tonlarca hasat edilip Topkapı Sarayı’na gönderiliyordu. Bu çiçek, kentimizin sembolü olmasının yanı sıra ilaç ve kozmetik sektörlerinde de önemli bir yere sahip. Söğütlük Millet Bahçesi’ni ve Edirne Sarayı’nın bahçelerini güllerle bezeyerek, bu mirası geleceğe taşımayı hedefliyoruz,” dedi. Sezer, gülün ekonomik olarak pazarlanması için üniversite ile iş birliği içinde çalışacaklarını belirtti.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler ise Edirne Gülü’nün yalnızca bir bitki olmadığını, aynı zamanda tarihin ve kültürün bir sembolü olduğunu ifade etti. “Üniversite olarak, bu mirası günlük yaşama taşımak ve üniversite-şehir iş birliğini güçlendirmek için çalışıyoruz. Edirne Gülü, kentimizin kimliğini güçlendiren bir değer,” şeklinde konuştu.

Edirne Gülü ve Kırmızısı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Nilgün Becenen, gülün tarihsel önemine değinerek, “Edirne Gülü, saray bahçelerini süsleyen, şifa kaynağı olarak görülen bir kültürel değerdir. Merkezimiz, bu mirası korumak, tanıtmak ve ekonomik bir değer haline getirmek için çalışmalarını sürdürüyor,” dedi.

GÜL ŞERBETİ VE EKONOMİK POTANSİYEL

Hasat etkinliğinde, katılımcılar mis kokulu Edirne Güllerini toplamanın keyfini yaşarken, programın sonunda gül şerbeti ve lokma ikramı yapıldı. Edirne Gülü’nün gıda, kozmetik ve ilaç sanayinde geniş bir kullanım alanına sahip olduğu belirtilirken, yerel üreticilerden biri olan Balcı, gül reçelinin büyük beğeni topladığını ve bu ürünün Türkiye geneline yayılarak Edirne’yi tanıtacağını ifade etti. “Edirne Gülü’nün kokusu ve rengiyle yaptığı reçeller çok beğenildi. Bu ürünleri çoğaltarak hem ekonomiye katkı sağlayacağız hem de kentimizi tanıtacağız,” dedi.

GELECEĞE TAŞINAN BİR MİRAS

Edirne Gülü Hasat Şenliği, kentin tarihine ve kültürüne sahip çıkarken, aynı zamanda turizm ve ekonomi alanında yeni fırsatlar yaratmayı hedefliyor. Trakya Üniversitesi’nin öncülüğünde yürütülen bu proje, Edirne’nin gül bahçeleriyle anılan geçmişini yeniden canlandırarak, şehri “gülün anavatanı” olarak dünya sahnesine taşımayı amaçlıyor. Etkinlik, katılımcıların gül bahçelerinde çektiği fotoğraflarla ve Edirne Gülü’nün büyüleyici kokusuyla unutulmaz bir gün olarak hafızalarda yer etti.

Edirne Gülü’nün yeniden doğuşu, kent için sadece bir tarım projesi değil, aynı zamanda kültürel bir diriliş ve ekonomik bir umut olarak değerlendiriliyor. Gelecek yıllarda bu güzel geleneğin daha geniş kitlelere ulaşması ve Edirne’nin gül kokulu bahçelerinin yeniden dünya çapında ün kazanması bekleniyor.