Türkiye’nin 60 ilinde teşkilatlanmış ve bünyesinde 300’den fazla aşiretin temsil edildiği Anadolu Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Ferhat Armağan, Muharrem ayının başlaması ve Kerbelâ hadisesinin yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.
Genel Başkan Armağan mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Aziz Milletimiz ve Kıymetli Kamuoyu;
İslam tarihinin en acı hadiselerinden biri olan Kerbelâ’nın hüznünü bir kez daha yüreğimizde hissederek Muharrem ayına ulaşmış bulunuyoruz. Peygamber Efendimizin (sav) “Cennet gençlerinin efendisi” olarak müjdelediği aziz torunu Hz. Hüseyin Efendimizi, Kerbelâ’da onunla birlikte şehadete yürüyen Ehl-i Beyt mensuplarını ve bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyoruz. Kerbelâ, yalnızca geçmişte yaşanmış tarihî bir hadise değil; hak ile bâtılın, adalet ile zulmün mücadelesini temsil eden evrensel bir vicdan muhasebesidir. Hz. Hüseyin’in zalime boyun eğmeyen onurlu duruşu, asırlardır Müslümanlar için hakikatin, adaletin ve izzetli duruşun en güçlü sembollerinden biri olmuştur. Bu büyük hadise, zahirde ağır bir musibet olarak görünse de, ümmete bıraktığı derin mesajlar ve manevî mirasıyla çok büyük hikmetleri içinde barındırmaktadır.
Nitekim ifade edildiği üzere; "Hazret-i Hasan ve Hüseyin ve nesl-i Nebevî'nin muvakkaten muvaffak olamamalarının hikmeti ise; din ile saltanatın birleşmesinden gelen müşkilâtı göstermektir." Bu bakış açısı, Ehl-i Beyt'in asıl vazifesinin geçici dünya saltanatını elde etmekten ziyade, iman, sünnet ve Kur'ân hakikatlerinin muhafazası olduğunu göstermektedir. Çünkü "dünya saltanatı aldatıcıdır." Hz. Hüseyin Efendimizin Kerbelâ'daki şehadeti de bu yönüyle yalnızca tarihî bir mağlubiyet olarak değil, hakikatin ebedî zaferi olarak değerlendirilmiştir.
Nitekim, "Hazret-i Hüseyin'in şehadetiyle kazandığı mânevî saltanat, milyonlar maddî saltanattan daha yüksektir." Gerçekten de Kerbelâ, zulmün mahkûm edilmesine, hak ile bâtılın birbirinden ayrılmasına ve Hz. Hüseyin'in bütün ümmetin gönlünde silinmez bir makam kazanmasına vesile olmuştur. Ehl-i Beyt sevgisi ise milletimizin ortak değeri, bu toprakların manevi harcıdır. Çünkü "Ehl-i Beyt'e muhabbet, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın sünnet-i seniyyesinin bir muktezasıdır." Zira "Ehl-i Beyt'i sevmek, doğrudan doğruya Resûl-i Ekrem'i sevmektir." Bu sevgi; ifrat ve tefrite düşmeden, bütün sahâbe-i kirâmı hürmetle yâd ederek, Kur'ân ve sünnet ölçüleri içerisinde yaşatılması gereken ortak bir değerdir.
Kerbelâ hadisesi aynı zamanda kader cihetiyle de derin hikmetler taşımaktadır. "Kader-i İlâhî onların o fecî akıbetine müsaade etti. Çünkü pek büyük bir neticeyi intaç edecekti." Zahirde büyük bir acı yaşanmış olsa da; dinin muhafazası, şehadet makamının yüceliği ve zulme karşı ebedî bir duruş bütün insanlığa miras bırakılmıştır. Bu sebeple Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Efendilerimizin hayatı, yalnızca siyasî hâkimiyet açısından değil, manevî rehberlik açısından değerlendirilmelidir.
Çünkü "Velâyet-i kübrâ ile manevî saltanat, dünya saltanatından çok daha ehemmiyetlidir." Bugün asırlar geçmesine rağmen milyonlarca müminin gönlünde Ehl-i Beyt'e duyulan sevgi ve bağlılığın canlılığını koruması da bunun en açık göstergesidir. Kerbelâ’dan çıkarılması gereken en büyük ders; ayrılıkları derinleştirmek değil, kardeşliği güçlendirmek, birlik ve beraberliği pekiştirmektir. Bu büyük acı, fitne ve ayrışmanın değil; ortak vicdanın, ortak hafızanın ve ortak kardeşliğin vesilesi olmalıdır.
Bizler, Hz. Ali’nin adalet anlayışını ve Hz. Hüseyin’in hak uğruna gösterdiği fedakârlığı kendimize rehber edinmiş bir medeniyetin mensuplarıyız. Milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan her türlü girişime karşı en güçlü cevabımız; kardeşlik hukukuna sahip çıkmak, ortak değerler etrafında kenetlenmek ve birbirimize daha sıkı sarılmak olacaktır.
Bu vesileyle başta Seyyidü'ş-Şühedâ (Şehitlerin Efendisi) Hz. Hüseyin Efendimiz olmak üzere, Kerbelâ şehitlerini ve kutsal değerler uğruna can veren bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor; Muharrem ayının ülkemize, İslam âlemine ve tüm insanlığa barış, huzur, adalet, kardeşlik ve dayanışma getirmesini Yüce Allah’tan diliyorum."
Haber Merkezi














