Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kırklareli İl Başkanı Şaban Savaşan, 29 Mayıs 1453 İstanbul’un Fethi’nin 569’ncu yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Savaşan mesajında; “Bu yüce fethin 569. yılı münasebetiyle, Anadolu'nun fethinden başlayarak, İstanbul'un fethine ulaşan; bayraklaşan vatan sevgisini burçlara diken Ulubatlı Hasan'ları, Akşemseddinleri, Fatih'leri ve Mustafa Kemalleri yetiştiren büyük Türk milletini sevgi ve saygıyla selamlıyorum” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kırklareli İl Başkanı Şaban Savaşan, bir açıklama yaparak İstanbul’un fethinin yıldönümünü kutladı. Açıklamasında "Zulüm, 1453'te başladı" diyenlere de mesaj veren Savaşan, 1453’ten süregelen bu nefret ve kini sahiplenenlerin hiçbir zaman başarılı olamayacaklarını söyledi. MHP İl Başkanı Şaban Savaşan açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Ortaya çıkardığı siyasal, sosyal, kültürel ve stratejik sonuçları itibariyle Türk İslam Dünyası kadar tüm dünyayı etkileyen; tarihinin dönüm noktalarından biri olan İstanbul'un fethinin 569.yıldönümüne ulaşmış olmanın gurur ve sevincini yaşamaktayız.
Aziz Türk Milleti'nin yıllarca süregelen Orta Asya'yı yurt edinme savaşı, İstanbul'un fethiyle birlikte yeni bir boyuta ulaşmış ve Türk'ün adalet kılıcının gölgesi bir daha çıkmamak üzere Avrupa topraklarına perçinlenmiştir. İstanbul'un fethiyle beraber Aziz Türk milleti, barış, huzur ve adalet arayan insanlık için hakkın ve huzurun simgesi haline gelmiştir. Liderimiz Sn. Dr. Devlet Bahçeli'nin dediği üzere "Fetih, bir yürek işi, bir gönül işarı, bir akıl işareti; hasılı kelam teşekkül etmiş askeri, siyasi ve stratejik dehanın mümtaz bir iradesidir. Fetih, bekleyen ile beklenenin mümeyyiz buluşması, özlem koyuluğunu vuslat sıcaklığıyla aydınlatan mütemadi diriliş fermanıdır."
Bu olumlu gelişmelerin yanında, bugün karşımıza çıkan küresel tuzakların ya da Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tabiri ile "harici bedhahların" oyunlarının başlangıcını da 1453 yılında, İstanbul'un Türkler tarafından fethi ile başlayan süreçte aramak gerekmektedir. Aziz Türk Milleti'nin şanlı tarihi, tek dişi kalmış bir canavar gibi salyasını akıtan dış mihraklara karşı mücadele etmekle geçmiştir. Lakin bugün bizleri üzen, bu Bizans artıklarının izinden giderek, Türk Milleti'ne kafa tutmaya çalışan içimizdeki hainlerin varlığıdır. Fakat unutulmamalıdır ki, Türk Milleti, dahili ve harici bedhahların tamamıyla mücadele edecek, şer odaklarının tamamını bertaraf edecek kudret ve inanca sahiptir!
"Zulüm, 1453'te başladı" diyecek kadar hainleşenler bilmelidir ki, Milliyetçi Hareket Partisi ve onun şerefli mensupları var olduğu müddetçe, 1453'ten beri süregelen bu nefret ve kini sahiplenenler hiçbir zaman muzaffer olamayacaklardır!
Anadolu'dan Türklüğü atmak üzere Mondros ile yola çıkan bu aciz güruh, 1918'de işgal ettikleri İstanbul'umuzu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının üstün başarısıyla 1923'de terk ettiklerinde yarım kalmış emellerini vicdanlarında hep saklı tutmuşlardır, işte bugün İstanbul'un Fethi'nin kinini devam ettirenler, dış mihrakların yanı sıra içimizdeki hainlerdir!
Bu yüce fethin 569. yılı münasebetiyle, Anadolu'nun fethinden başlayarak, İstanbul'un fethine ulaşan; bayraklaşan vatan sevgisini burçlara diken Ulubatlı Hasan'ları, Akşemseddinleri, Fatih'leri ve Mustafa Kemalleri yetiştiren büyük Türk milletini sevgi ve saygıyla selamlıyorum.” (E.YIldırım)
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kırklareli İl Başkanı Şaban Savaşan, bir açıklama yaparak İstanbul’un fethinin yıldönümünü kutladı. Açıklamasında "Zulüm, 1453'te başladı" diyenlere de mesaj veren Savaşan, 1453’ten süregelen bu nefret ve kini sahiplenenlerin hiçbir zaman başarılı olamayacaklarını söyledi. MHP İl Başkanı Şaban Savaşan açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Ortaya çıkardığı siyasal, sosyal, kültürel ve stratejik sonuçları itibariyle Türk İslam Dünyası kadar tüm dünyayı etkileyen; tarihinin dönüm noktalarından biri olan İstanbul'un fethinin 569.yıldönümüne ulaşmış olmanın gurur ve sevincini yaşamaktayız.
Aziz Türk Milleti'nin yıllarca süregelen Orta Asya'yı yurt edinme savaşı, İstanbul'un fethiyle birlikte yeni bir boyuta ulaşmış ve Türk'ün adalet kılıcının gölgesi bir daha çıkmamak üzere Avrupa topraklarına perçinlenmiştir. İstanbul'un fethiyle beraber Aziz Türk milleti, barış, huzur ve adalet arayan insanlık için hakkın ve huzurun simgesi haline gelmiştir. Liderimiz Sn. Dr. Devlet Bahçeli'nin dediği üzere "Fetih, bir yürek işi, bir gönül işarı, bir akıl işareti; hasılı kelam teşekkül etmiş askeri, siyasi ve stratejik dehanın mümtaz bir iradesidir. Fetih, bekleyen ile beklenenin mümeyyiz buluşması, özlem koyuluğunu vuslat sıcaklığıyla aydınlatan mütemadi diriliş fermanıdır."
Bu olumlu gelişmelerin yanında, bugün karşımıza çıkan küresel tuzakların ya da Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tabiri ile "harici bedhahların" oyunlarının başlangıcını da 1453 yılında, İstanbul'un Türkler tarafından fethi ile başlayan süreçte aramak gerekmektedir. Aziz Türk Milleti'nin şanlı tarihi, tek dişi kalmış bir canavar gibi salyasını akıtan dış mihraklara karşı mücadele etmekle geçmiştir. Lakin bugün bizleri üzen, bu Bizans artıklarının izinden giderek, Türk Milleti'ne kafa tutmaya çalışan içimizdeki hainlerin varlığıdır. Fakat unutulmamalıdır ki, Türk Milleti, dahili ve harici bedhahların tamamıyla mücadele edecek, şer odaklarının tamamını bertaraf edecek kudret ve inanca sahiptir!
"Zulüm, 1453'te başladı" diyecek kadar hainleşenler bilmelidir ki, Milliyetçi Hareket Partisi ve onun şerefli mensupları var olduğu müddetçe, 1453'ten beri süregelen bu nefret ve kini sahiplenenler hiçbir zaman muzaffer olamayacaklardır!
Anadolu'dan Türklüğü atmak üzere Mondros ile yola çıkan bu aciz güruh, 1918'de işgal ettikleri İstanbul'umuzu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının üstün başarısıyla 1923'de terk ettiklerinde yarım kalmış emellerini vicdanlarında hep saklı tutmuşlardır, işte bugün İstanbul'un Fethi'nin kinini devam ettirenler, dış mihrakların yanı sıra içimizdeki hainlerdir!
Bu yüce fethin 569. yılı münasebetiyle, Anadolu'nun fethinden başlayarak, İstanbul'un fethine ulaşan; bayraklaşan vatan sevgisini burçlara diken Ulubatlı Hasan'ları, Akşemseddinleri, Fatih'leri ve Mustafa Kemalleri yetiştiren büyük Türk milletini sevgi ve saygıyla selamlıyorum.” (E.YIldırım)

















