Türkiye Güreş Federasyonu Kırklareli İl Temsilcisi Muhsin Nişikli'nin girişimleriyle, Kırklareli güreş tarihinin unutulmaya yüz tutmuş efsane isimlerinden Başpehlivan Şaban Filiz yeniden gündeme taşındı. Araştırmacı Hasan Çiflik tarafından hazırlanan kapsamlı çalışmada, Bulgaristan'dan göç ederek Vize ilçesine bağlı Akıncılar (Ovatatar) Köyü'ne yerleşen ve 1950'li ile 1960'lı yıllarda Tarihi Kırkpınar Er Meydanı'nda Kırklareli'ni başarıyla temsil eden Şaban Filiz'in yaşamı, güreş kariyeri ve elde ettiği başarılar ayrıntılarıyla ele alındı.
Kırklareli güreş tarihine damga vuran isimlerden biri olan Şaban Filiz'in hayat hikâyesi, Hasan Çiflik'in titizlikle hazırladığı araştırma sayesinde yeniden gün yüzüne çıktı. Çalışmada, Filiz'in yalnızca er meydanındaki başarıları değil, Kırklareli'nde güreş kültürünün gelişmesine yaptığı katkılar ve örnek kişiliği de geniş şekilde anlatılıyor.
1 Temmuz 1928 tarihinde Bulgaristan'ın Deliorman bölgesindeki Tırgovişte iline bağlı Omurtak (Osmanpazarı) kasabasında dünyaya gelen Şaban Filiz, 1951 yılında ailesiyle birlikte Türkiye'ye göç etti. İlk olarak Tekirdağ'ın Saray ilçesine yerleşen aile, daha sonra Vize'nin Akıncılar (Ovatatar) Köyü'ne taşındı. Güçlü fiziği ve başarılı performansıyla kısa sürede adını duyuran Filiz, Kırklareli'nin yetiştirdiği en önemli yağlı güreşçiler arasında yer aldı.
1954 ile 1965 yılları arasında Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde önemli dereceler elde eden Şaban Filiz, 1954 yılında Küçük Orta Büyük Boy'da ikincilik, 1955 yılında Başaltı Boyu'nda ikincilik, 1957 yılında ise baş kategorisinde üçüncülük kazandı. 1962 yılında yarı finale yükselirken, 1963 ve 1964 yıllarında ise Başpehlivanlık finaline kadar yükselerek altın kemerin en güçlü adaylarından biri oldu. Ancak her iki finalde de şampiyonluğu kıl payı kaçırdı ve Kırkpınar tarihinin unutulmayan isimleri arasına adını yazdırdı.
Özellikle 1964 yılında Mehmet Ali Yağcı ile yaptığı ve saatler süren başpehlivanlık finali, Kırkpınar tarihinin en unutulmaz karşılaşmaları arasında gösteriliyor. Güreş sırasında yaşanan olaylar, kispet değişikliği ve büyük mücadele uzun yıllar hafızalardan silinmedi. Filiz, büyük bir azim ortaya koymasına rağmen altın kemere ulaşamadı.
1965 yılında da Kırkpınar'da üçüncülük kürsüsüne çıkan Şaban Filiz, sadece kazandığı derecelerle değil, dürüstlüğü, çalışkanlığı ve spor ahlakıyla da örnek gösterildi. Akıncılar Köyü'nün ve Kırklareli'nin güreş geleneğinin gelişmesinde önemli rol üstlenen Filiz, dönemin birçok ünlü başpehlivanıyla birlikte antrenman yaparak bölgenin yağlı güreş kültürüne büyük katkı sundu.
Araştırmada ayrıca, Şaban Filiz'in üst üste iki kez Kırkpınar Başpehlivanlık finali oynayıp altın kemere ulaşamayan ender isimlerden biri olduğuna dikkat çekiliyor. Bu yönüyle Filiz'in hikâyesi, Türk yağlı güreş tarihinin en anlamlı ve en hüzünlü başarı öykülerinden biri olarak değerlendiriliyor.
1977 yılında İstanbul'dan köyüne dönerken Çatalca ile Saray arasında meydana gelen trafik kazasında ağabeyi ve bir arkadaşıyla birlikte yaşamını yitiren Başpehlivan Şaban Filiz, ardında büyük bir spor mirası bıraktı. Türkiye Güreş Federasyonu Kırklareli İl Temsilcisi Muhsin Nişikli'nin girişimleri ve Hasan Çiflik'in hazırladığı bu kapsamlı çalışma sayesinde, Kırklareli güreş tarihinin unutulan başpehlivanlarından biri olan Şaban Filiz'in adı yeniden gün yüzüne çıkarılarak gelecek nesillere aktarılıyor.
Haber Merkezi












