Kırklareli’nde bugün kurtuluş coşkusu yaşandı. İlimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 102. yılı coşku ve sevinçle kutlandı. Kırklarelili vatandaşlar kurtuluş coşkusunu bugün Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda yapılan programa katılarak yaşadı. 102. yıl etkinlikleri saat 12:30’da Kırklareli Şehitliği’nde başladı. Burada ilk olarak çelenk sunuldu. Ardından İstiklal Marşı okundu. Saygı Duruşu’nda bulunuldu ve saygı atışı yapıldı. Sonrasında Vali Uğur Turan Şehitlik Anı Defteri’ni imzaladı. Devamında şehitlerimiz mezarlarında ziyaret edildi, karanfiller bırakıldı ve dualar edildi.
Kurtuluş programı ise saat 13:30’da Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirildi. Burada ilk olarak Saygı Duruşu’nda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından Kırklareli Valisi Uğur Turan’a Türk Bayrağı, Belediye Başkanı Derya Bulut’a ise çiçek sunuldu. Devamında Vali, Garnizon Komutanı ve Belediye Başkanına Atatürk posteri sunumu yapıldı. Belediye Başkanlığı tarafından ise temsili kıta komutanı ve kurtuluş kızına hediye takdim edildi. Sonrasında Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut konuşmasını gerçekleştirdi. Başkan Bulut, konuşmasında “Hepimiz için çok büyük anlam ifade eden çok özel günleri peşi sıra yaşıyoruz.
Geçtiğimiz hafta 101’inci yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyetimiz, çok şükür kuruluş ruhuna uygun şekilde ayaktadır.
Memnuniyetle ifade etmeliyim ki Cumhuriyet milli vicdanda kök salmıştır.
Cumhuriyetin ömür ve onurunun dayanağı cumhurun sarsılmaz iradesidir.
Bu irade korunduğu, bu irade yaşatıldığı müddetçe Türkiye’nin tarihi yürüyüşüne taş koyacak, çelme takacak, engel çıkaracak hiçbir bedhah amacına ulaşamayacaktır.
Yeter ki biz sağlam duralım.
YETER Kİ BİZ BİR OLALIM, DİRİ KALALIM, HESABİ DEĞİL HASBİ DAVRANALIM!
Böyle olduğu sürece mütecaviz akınlar surlarımızdan aşamayacak, binlerce kilometre öteden gelip Ortadoğu'yu dizayn etmeye çalışanlar tutunacak alan bulamayacaktır.
Şunu tüm halkımız çok iyi bilsin ki Türkiye Cumhuriyeti geleceğin süper gücüdür. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
VE BURADAN BİR KEZ DAHA HAYKIRIYORUM.
CUMHURİYETİMİZİN 101’İNCİ YILI KUTLU OLSUN.
Elbette Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hem vefa borcumuz, hem de saygı ve şükran görevimiz vardır.
Dün 10 Kasım’da Büyük Önder’in aramızdan ayrılışının 86’ıncı yıldönümünü yad ettik.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk; şahsında temerküz etmiş devlet adamı vasfıyla, muzaffer komutan yapısıyla Türk tarihine damga vurmuş bir değerdir.
Sahip olduğu azim ve kararlılığıyla Türk milletinin yol başçısı olmuştur.
Atatürk Türk milletine kendisini adamış, Milli Mücadele’yi başarıya ulaştırmak için canını dişine takmış inanmış ve ülkü sahibi bir şahsiyettir.
Onun mizacında karamsarlık yoktur.
Onun karakterinde taviz ve teslimiyetin kırıntısı yoktur.
O, çaresizliğin hicranıyla kıvranan, yorgunluk ve yoksulluğun ateşiyle kavrulan Anadolu’yu düşman postallarından temizleyip Türk milletini yüksek hedeflere yönlendirmiştir.
Kafa ve kalbinde taşıdığı muasır medeniyetler ideali Türkiye’yi tarihsel çizgisinden koparmadan dengeli şekilde gelişmesini ve güçlenmesini sağlamaya dönüktür.
Türk milletinin kolektif dehasını harekete geçirerek hak edilen hürriyetin bir bağış değil, bir fetih olduğunu tüm dünyaya gösterme başarısı bizatihi Gazi Mustafa Kemal’e, kurucu kahramanlara ve aziz şehitlerimize aittir.
Atatürk, zorluğu yenmiş, zorbalara direnmiştir.
Esaretin perdesini yırtıp atmış, entrikacıların senaryolarını boşa çıkarmıştır.
İmanın işgali defedeceğini bir kez daha göstermiştir.
Bize göre, 10 Kasım ağıt, matem döneminden ziyade, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün daha iyi anlaşılması, daha iyi tanınması için bir fırsat, bir imkan, bir eşik olmalıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ortak değeridir, Cumhuriyet’in banisidir, Türkiye’nin iftiharıdır.
ATATÜRK DEMEK, "NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!" SÖZÜNE SADAKATTİR.
ATATÜRK DEMEK, ZEHİRLİ HEDEFLERE, ZELİL HESAPLARA KARŞI TAM BAĞIMSIZLIK ÜLKÜSÜNDE BULUŞMAK DEMEKTİR!
NİTEKİM ATATÜRK DEMEK TÜRK DEMEKTİR, CUMHURİYET DEMEKTİR, SAMSUN’DAN İZMİR’E KADAR ADIM ADIM, AŞAMA AŞAMA SAHNELENEN KAHRAMANLIK DEMEKTİR!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün naçiz vücudu 86 yıl önce toprak olmuştur.
Bu hepimizi bekleyen kaçınılmaz bir akıbettir.
Ancak büyük emeklerle kurup bizlere bıraktığı Türkiye Cumhuriyeti inanıyorum ki, sonsuza kadar bekasıyla baki kalacak, payidarlığının önüne hiçbir menfi ve müstevli kuvvet geçemeyecektir.
Bu düşüncelerle, ebediyete irtihalinin 86’ıncı yılında ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum.
Manevi hatırası önünde tazimle eğiliyorum.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Evet, sevgili hemşehrilerim;
Bugün ise güzel Kırklareli’mizin, düşman işgalinden kurtuluşunun 102. yıl dönümünü hep birlikte kutluyoruz.
Hepinizin bildiği üzere Kırklareli’miz düşman işgalinden 10 Kasım 1922’de kurtulmuştu.Bu yüzden önceki yıllarda Kurtuluş Bayramımızı 10 Kasım’da kutlardık; ancak bu tarihin anlamı biz Kırklarelililer için iki duyguyu bir arada yaşamayı zorlaştırıyordu.
Bu yüzden 04.10.2019 tarihinde Kırklareli Belediye Meclisinde oy birliğiyle alınan kararla Kurtuluş Bayramı kutlamalarımız 11 Kasım’a çekildi. Böylece her iki günü de kendine has ruhuyla yaşayabilme imkânı bulduk. Bugün Kırklareli’de güneş bir başka doğdu; Gökyüzü, o günlerin bağımsızlık heyecanını taşır gibi parlıyor. 102 yıl önce son düşman çizmesi bu topraklara basarken, Kırklareli halkının esareti asla kabul etmeyeceğini haykıran nidalarını işitebileceğiniz bir gün bugün.
HOŞ GELDİNİZ SEVGİLİ HEMŞEHRİLERİM!
BAYRAĞINI, YÜREĞİNİN GÖNDERİNE ÇEKEN AZİZ HEMŞEHRİM, HOŞ GELDİN!
İÇİNDEKİ BAĞIMSIZLIK ATEŞİ KAKAVA’NIN ATEŞİNİ KISKANDIRAN KARDEŞİM, HOŞ GELDİN!
VATAN SEVGİSİNİ, ISTRANCALAR’IN HEYBETİYLE YOĞURAN KIRKLARELİLİ, HOŞ GELDİN!
ATA’SININ MİRASINI KORUYAN, ONU EN DEĞERLİ EMANET BİLEN GENÇ KARDEŞİM, HOŞ GELDİN!
CUMHURİYETİMİZİN BİLİNCİNİ, SEVGİSİNİ İLMEK İLMEK GELECEĞE İŞLEYEN, KADİM KÜLTÜRÜMÜZÜN TEMSİLCİSİ BÜYÜKLERİM HOŞ GELDİNİZ!
Benim, sizlerin teveccühü ile Belediye Başkanı Derya Bulut olarak kutladığım ilk Kurtuluş Bayramım. Ama inanın bu gün de; tıpkı çocuk Derya Bulut'un babasının, annesinin elinden tutup da katıldığı ilk Kurtuluş Bayramı kadar heyecanlı, coşkulu ve duyguluyum. Bu güzel şehrin bir evladı olarak, sizlere bu kürsüden hitap ediyor olmaktan gurur duyuyorum.
GÖNÜL EVİMİN EV SAHİPLERİ! HOŞ GELDİNİZ, ŞEREF VERDİNİZ!
Bugün burada, tarihin kalbine kazınmış bir dönüm noktasını yad ediyoruz. Biz Kırklarelililer bu günü yalnızca bir kurtuluş günü olarak değil; bağımsızlık, onur ve vatan aşkının simgesi olarak yaşıyoruz. Çünkü Kırklareli, geçmişte işgale ve zulme boyun eğmemiş, her zaman kendi bağımsızlığını elinde tutmak için mücadele etmiş bir serhad şehridir.Bu şehirde her sokak, her taş, her ev, bizlere kahraman ecdadımızın bağımsızlık aşkını fısıldar. İşte bu yüzden Kırklareli’miz; geçmişten bugüne uzanan, her karışında o fedakarlığın izlerini taşıyan kutsal bir emanettir.
İğneada’dan Lüleburgaz’a, Vize’den Pınarhisar’a kadar her bir köşemiz, o yiğit atalarımızın destansı mücadelesinin izlerini taşır. Bir tarafta meşe ormanlarımızda Mehmetçiğin türküleri yankılanırken, diğer yanda akan derelerimizde özgürlüğün sesi vardır. Bu şehirde özgürlük, kök salmış çınar ağaçları gibi dimdik, kökleriyle geçmişe, dallarıyla geleceğe uzanır.
Bir yanda Demirköy’ün yemyeşil ormanları, diğer yanda Istranca Dağları’nın yüce duruşu… Bu dağlar nasıl ki hiçbir fırtınaya, hiçbir rüzgara boyun eğmiyorsa, Kırklarelili de aynı kararlılıkla her türlü zorluğa göğüs germesini bilir.
KIRKLARELİ, CUMHURİYET AŞKINI BAĞRINDA BÜYÜTMÜŞ, TÜRK MİLLETİNİN BAĞIMSIZLIK SEVDASINA, CUMHURİYET DEĞERLERİNE SIMSIKI SARILANLARIN ŞEHRİDİR.ANALARIMIZIN ÇOCUKLARINA MUSTAFA KEMAL SEVGİSİNİ İLK NİNNİLERLE ÖĞRETTİĞİ, HER EVLADIN VATANINA VE BAYRAĞINA HİZMET ETMEK İÇİN YETİŞTİRİLDİĞİ YERDİR KIRKLARELİ!
Atatürk’ün “Milletin bağımsızlığını yine milletin azmi ve kararlılığı kurtaracaktır.” sözü, işte burada, bu topraklarda gerçeğe dönüşmüştür. O zor günlerde, herkesin ümidini yitirdiği anlarda bile, Kırklareli insanı, umutla, azimle, inançla dimdik ayakta durmuştur.
Elbette ki bu günlere kolay gelinmedi. Tarih sayfalarında çok az millete nasip olacak bir bağımsızlık destanı yazıldı. Akşamları lambaların yakılmasının bile yasaklandığı, işgal günlerinin karanlığına karşı her evde vatan sevgisinin bir ışık gibi yandığı, bağımsızlık inancının asla sönmediği o zor günlerden geçtik.
Yunan işgali sırasında, Trakya halkının yaşadığı o zor günler hala hafızalarda. İşgalle birlikte gelen baskılar, halkın günlük yaşamını dahi zorlaştıran kısıtlamalar, belki de bağımsızlık aşkını daha da perçinledi. İşte o günlerde bile Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde, Türk milleti dimdik ayaktaydı ve sonunda Mudanya Antlaşması ile düşmanı topraklarımızdan sonsuza dek çıkarmayı başardık.
Kırklareli’miz 10 Kasım 1922’de düşman işgalinden kurtulmuştur. O günden bugüne, evlada sarılır gibi sarıldık memleketimize.
BİZLER KIRKLARELİLİYİZ, VATAN VE MİLLET AŞKIYLA YOĞRULDUK. BİZLER DİK DURUŞLU, ASİL SOYLU, KİMLİĞİNE VE KÖKENİNE SADIK İNSANLARIZ. ÇÜNKÜ BİZ TÜRK OĞLU TÜRK’ÜZ. NERELİ OLURSANIZ OLUNUZ, İSTER KUZEYDEN, İSTER GÜNEYDEN,İSTER DOĞUDAN İSTER BATIDAN.
KİM OLURSANIZ OLUNUZ, ÜLKEMİN NERESİNDE DOĞARSANIZ DOĞUNUZ. KÖKÜNÜZ,KÖKENİNİZ, MEZHEBİNİZ NE OLURSA OLSUN. UNUTMAYINIZ Kİ ADIMIZ BİR, ANIMIZ BİR, ACIMIZ BİR , BİZ BÜYÜK BİR AİLEYİZ. KUZEYDEN GÜNEYE, DOĞUDAN BATIYA TEK BİLEK,TEK YÜREĞİZ. BİZ HEP BİRLİKTE TÜRKİYE'YİZ,TÜRK MİLLETİ'YİZ!
Biz bir olduğumuz,birlikte olduğumuz müddetçe Bilge Kağan yazıtında da dediği gibi
“ Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe senin ilini,devletini, töreni kim bozabilir?
KORKMA DİYE BAŞLIYOR İSTİKLAL MARŞIMIZ!
KORKMA, KORKMA VARSIN İHANET KARANLIK SOKAKLARDA KOL GEZSİN.
KORKMA , KORKMA VARSIN İŞBİRLİKÇİLER HAİNLERLE EL ELE VERSİN.
KORKMA , KORKMA YİNE BÜTÜN DÜNYA KARŞIMIZA GEÇSİN.
KORKMA SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN ALSANCAK
SÖNMEDEN YURDUMUN ÜSTÜNDE TÜTEN EN SON OCAK
O BENİM MİLLETİMİN YILDIZIDIR PARLAYACAK
O BENİMDİR O BENİM , MİLLETİMİNDİR ANCAK.
DEĞERLİ HEMŞEHRİLERİM;
BİZİM TERK EDECEK BİR VATANIMIZ YOKTUR. BİZİM ÇİZİLECEK BİR SINIRIMIZ YOKTUR.
BİZİM BÖLÜNECEK BİR MİLLETİMİZ YOKTUR. BİZİM YIKILACAK BİR DEVLETİMİZ YOKTUR.
TÜM DÜNYA HESABINI BUNA GÖRE YAPMALIDIR.
Sevgili gençler, sizler, bu toprakların, bu şehrin geleceğisiniz. O nedenle sizlere de seslenmek istiyorum: Geleceğe dair umutlarınızı, hayallerinizi, azminizi her daim diri tutun. Vatanımıza, milletimize olan sevginizi, her daim yüreğinizde hissederek yürüyün.
102 yıl önce bu topraklarda destan yazan o kahramanlara layık olun. Bayrağımıza, Cumhuriyetimize, ülkemize her zaman sahip çıkın. Biz sizlere, Kırklareli’mizin ve Türkiye’mizin ışığını daha parlak bir geleceğe taşıyacak olan eller olarak bakıyoruz. UNUTMAYIN Kİ “MUHTAÇ OLDUĞUNUZ KUDRET DAMARLARINIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.”
Bu duygu ve düşüncelerle, bizlere bağımsızlığımızı armağan eden, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Bize emanet edilen bu cennet vatanı korumak ve geleceğe taşımak hepimizin en kutsal görevidir.
Hep birlikte nice kurtuluş günlerini, nice zaferleri milletçe omuz omuza kutlayacağımıza yürekten inanıyorum. Bu güzel günün coşkusunu yüreğinizde hissetmenizi diliyor, en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
KURTULUŞ BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.
YAŞASIN KIRKLARELİ, YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ, YAŞASIN TÜRK MİLLETİ! NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!!!” ifadelerine yer verdi. Sonrasında şiirler okundu ve halk oyunları gösterisi yapıldı. Program tören geçişiyle tamamlandı. Kutlamalar akşamda Kurtuluş Resepsiyonu ile devam edecek olup, Gece Tuğba Özerk konseri ile son bulacak.
Gülben Gökçen Dönmez















