Bütçe eleştirilerini dile getiren Milletvekili Gündoğdu, “Her bütçede olduğu gibi, öncelikle ‘Bu bütçe de şu var mı, bu var mı, bu yok mu?’ diye söylenir ama ben elini vicdanınıza koyarak Sayın Bakan'a sormak istiyorum;
Gerçek anlamda milletin efendisi köylü var mı? Gerçek anlamda orman köylüsü var mı? Tarlada, bahçede çalışan gerçek anlamda var mı?
Yani Sayın Bakan"a buradan tekrar soruyorum: Bu bütçede çiftçimize, köylümüze, bahçesinde, tarlasında eli nasırlı çalışanımıza gerçekten güzel haber var mı? Maalesef yok. Yok yani Sayın Bakan, bunu göremiyoruz ve hissedemiyoruz da.
Sayın Bakan "Komisyonda büyük reformları başlatarak üretimin, üreticinin yüz yılını inşa edeceğiz." demiş Kırklareli'nin köyündeki buğday üreticisi toprağına alın terini akıtan Ahmet Efendi de size sormaz mı; çiftçi yirmi yılda perişan olurken, borç batağında üretmeye çalışırken Allah aşkına siz ne yapıyordunuz?” sözlerini ifade etti.
“Farklı bir iktidar mı vardı?”
CHP Kırklareli Milletvekili Gündoğdu, verilen sözleri de hatırlatarak halkın mağdur edildiğinin altını çizerek; “Üreticinin yüz yılını inşa edeceklermiş Sayın Bakan aynen öyle diyor. Peki, biz de buradan soruyoruz: Yirmi yıldan bu yana neredeydiniz diye. Hatta yöremden bir şey söyleyeyim; bizimle böyle dalga geçenlere -isterse Sayın Bakan olsun- Trakya'daki köylü, çiftçi, vatandaş şöyle der Sayın Bakan: ‘Günaydın be ya, günaydın. Hoş geldin, nerelerdeydin?’ der. Yirmi yıldan beri bunu hâlâ beceremediniz. Yine, Sayın Bakan bütçede şunu söylüyor, diyor ki: Fındıkta, kuru üzümde, kuru kayısıda, incir ihracatında dünyada 1'inci sıradayız” ifadelerini dile getirdi.
“Şimdi, övünelim mi dövünelim mi; ben bunu anlayamadım”
Üreticilerin sorunlarını gündeme getiren Milletvekili Gündoğdu, “Karadeniz'in çetin koşullarında üretim yapan fındık üreticisi Gediz Ovası'ndaki kuru üzüm üreticisi, Malatya'nın kayısı üreticisi dünyanın en zengini oldu da burada bizim mi haberimiz yok; ben bunu merak ediyorum.
AKP ve MHP'nin çiftçiden uzak, tüccara yakın politikaları sayesinde yandaşlar çiftçinin emeğini sömürerek zenginleşmeye devam ediyor. Sayın Bakan, ‘Fiyat istikrarını sağlamak, üreticinin korunması için TMO, Çaykur, Türkşekerle üreticilerimizin yanındayız’ diyor. Ama Sayın Bakan sizin söyledikleriniz ile şu ana kadar çiftçinin yaşadıkları çok farklı. Bu yıl buğdayda 8 lira, mısırda 6 lira fiyat belirlendi. Peki, bu belirlenen taban fiyatlardan ürününü satan kaç çiftçi var, biliyor musunuz? Emin olun ki buradan iddia ediyorum; bilmiyorsunuz. Çiftçi 5 liraya buğdayı sattı değerli arkadaşlar, 4 liraya mısır satmak zorunda kaldı. TMO'dan randevu alınamadı, paralar zamanında da ödenmedi.
Milletin efendisi de o zaman sordu ama bir türlü cevap alamadı: "Dünyada hububat krizini çözen dünya liderimiz TMO krizini neden çözemedi?" diye. Buradan tık gelmedi. Peki, üreticinin günlerce TMO kapısında yatmasını, fiyatların düşmesini, üreticinin tüccara mahkûm olmasını neden engellemediniz?” dedi.
Milletvekili Gündoğdu konuşmasında şu ifadeleri dile getirdi;
“Sayın milletvekilleri, buğday üreticisi on yıl önce 1 ton buğday satarak 9 tane gram altın alıyordu; bugün 1 ton buğday sattığında sadece 4 tane altın alabiliyor yani buğday üreticisinin ton başına 5 altınını buharlaştırdınız, yok ettiniz, gitti.
Ayçiçeği üreticisi ise on yıl önce 1 ton ayçiçeği satarak 14 altın alabilirken bugün sadece 6 tane altın alabiliyor, onun da 8 altınını yediniz, buharlaştırdınız.
‘Yoksulluğu bitireceğiz’ diye iktidara gelenler bırakın yoksulluğu bitirmeyi, bu millete inanın açlığı yaşatmaya başladılar.
Yirmi bir yıl sonra AKP ve MHP sayesinde dünyada gıda enflasyonunda yüzde 75'le dünya 1'incisi olduk. Dünya gıda örgütleri 2022 verilerine göre ülkemizde yaklaşık 15 milyon kişi yetersiz besleniyor, 20 milyon vatandaşımız açlık sınırında, emin olun ki çocuklarımızın dahi artık karnı doymuyor. Çok değil daha üç dört yıl öncesine kadar 1 lira olan ekmek 8 lira olmuş, 70 kuruşa satılan yumurta 4 lira olmuş, 5 liralık süt 25 lira olmuş, çocuk yoksulluğunda da dünyada 2'nci sıraya gelmişiz.
Değerli arkadaşlar, bize miras bırakılmış bu bereketli topraklarımızla çalışkan, vefakâr üreticilerimizle inanın milletimize bu kara günleri yaşatanlara sadece şunu söylüyorum: Yazıklar olsun!
Çiftçinin emeğini gasp edenlere yazıklar olsun! Milletimizi ekonomik krizle birlikte tarımsal krize sokanlara yazıklar olsun! Milletimiz açlıkla yoksullukla boğuşurken, bir milletvekili arkadaşımız hastanede can çekişirken utanmadan sıkılmadan Gazi Meclisin bahçesinde mangal partisi yapanlara 10 defa yazıklar olsun! Hepinizi saygıyla selamlıyorum.”
Haber Merkezi







