Edirne'nin Uzunköprü ilçesine bağlı Çalı köyünde imam hatiplik yapan Furkan Saka, üniversite yıllarında tanıştığı hüsnühat sanatını yaşatmak için çalışıyor. Yaklaşık 9 yıl boyunca eğitim aldığı geleneksel sanatta kendisini geliştiren Saka, bir yandan din görevlisi olarak hizmet verirken diğer yandan öğrendiklerini çevrim içi eğitimlerle genç nesillere aktarıyor.Uzunköprü'nün Çalı köyünde görev yapan imam hatip Furkan Saka, asırlardır yaşatılan hüsnühat sanatına duyduğu ilgiyle dikkat çekiyor. Üniversite yıllarında merakla başladığı bu sanatı yaşamının bir parçası hâline getiren Saka, hat sanatının inceliklerini öğrenmekle kalmayıp yeni nesillere aktarılması için de çaba gösteriyor.Gündelik yaşamında imam hatiplik görevini sürdüren Saka, fırsat buldukça çalışma masasının başına geçerek Arap harflerinin estetik biçimlerle işlendiği hüsnühat eserleri hazırlıyor.
Üniversitede Başlayan Merakı 9 Yıllık Eğitime Dönüştü
Furkan Saka'nın hüsnühat sanatına uzanan yolculuğu, 2014 yılında Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki eğitimi sırasında başladı.Üniversite yıllarında geleneksel Türk-İslam sanatlarına ilgi duymaya başlayan Saka, ilk olarak hattat Zafer Günal'dan ders aldı. Daha sonra eğitimine hattat Mahmut Şahin ile devam etti.2023 yılına kadar süren eğitim sürecinde kendisini geliştiren Saka, öğrendiği teknikleri eserlerine yansıtmaya başladı.“Artık O Harfin Zarafetini Görmeye Başlıyoruz”
Hüsnühat eğitiminin ardından camilerdeki yazılara bakış açısının tamamen değiştiğini anlatan Saka, daha önce yalnızca estetik bir unsur olarak gördüğü hat eserlerini artık çok daha farklı değerlendirdiğini söyledi.Özellikle Edirne'nin tarihi camilerindeki yazıların kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Saka, şunları kaydetti:“Bir camiye girdiğimizde kubbede ne yazıyor, kemer yazısında ne var diye bakıyoruz. Eski Cami mesela turist akınına uğruyor. İnsanlar sadece yazıya 'ne kadar güzelmiş' diye bakıyor. Ama hüsnühatla ilgili ve alakalı olduktan sonra biz o harfin zarafetini görmeye başlıyoruz.”Hat eserlerini incelemenin yalnızca görsel bir beğeniden ibaret olmadığını vurgulayan Saka, yazıların ne zaman hazırlandığını ve hangi anlamları taşıdığını araştırmanın kendisine ayrı bir heyecan verdiğini dile getirdi.Hüsnühat yazılarının zaman zaman iç içe geçmiş harflerden oluştuğunu anlatan Saka, bu yazıları çözmeye çalışmanın bir bulmaca çözmek kadar keyifli olduğunu ifade etti.Uzunköprü'den Çevrim İçi Derslerle Öğrencilere Ulaşıyor
Çalı köyünde görev yapmasına rağmen sanatını yalnızca bulunduğu çevreyle sınırlamayan Furkan Saka, hüsnühat konusunda edindiği bilgi ve tecrübeleri internet üzerinden öğrencileriyle paylaşıyor.Henüz yüz yüze eğitim verdiği bir öğrencisinin bulunmadığını belirten Saka, çevrim içi derslerle bu sanata ilgi duyanlara yardımcı olmaya çalıştığını söyledi.Saka, “Yüz yüze bir talebemiz yok ama çevrim içi olarak öğrencilere bu sanatı öğretmeye çalışıyoruz. Eksiklerini giderebilmek için de elimizden ne geliyorsa yapıyoruz.” dedi.Sosyal medya hesaplarından hazırladığı eserleri paylaşan Saka, hem çalışmalarını geniş kitlelere ulaştırıyor hem de hüsnühat sanatına ilgi duyanlarla deneyimlerini paylaşıyor.“Maksadımız Rabbimize Hizmet Etmek”
Hat sanatına olan ilgisinin temelinde manevi bir amaç bulunduğunu ifade eden Saka, Allah'ın ayetlerini en güzel şekilde yazarak insanlara ulaştırmanın kendisini motive ettiğini anlattı.Hazırlanan bir hat eserinin, onu inceleyen kişide yazının anlamını öğrenme merakı uyandırabileceğini belirten Saka, şöyle konuştu:“Burada şu ayet-i kerime yazıyormuş. Belki de hiç duymamıştım bu ayeti kerimeyi diyecekler. Bir hadis-i şerif duyacaklar bu vesileyle. Maksadımız aslında Rabbimize hizmet etmeye, dinine hizmet etmeye gayret etmek.”En Büyük Hayali Eserlerini Camilerde Görmek
Geleneksel hüsnühat sanatını yaşatmaya ve öğrendiklerini yeni nesillere aktarmaya devam eden Furkan Saka, hazırladığı eserlerin bir gün camilerin duvarlarında yer almasını istiyor.AA