Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kırklareli Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. Gündoğdu, açıklamasında barışın yalnızca silahların susması değil, adaletin, özgürlüğün ve eşitliğin sağlanmasıyla mümkün olabileceğini vurguladı. 1 Eylül'ün barış ve kardeşlik tohumları atma günü olduğunu ifade eden Gündoğdu, basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:“1 Eylül Dünya Barış Günü; savaşların yıkıcılığına karşı insanlığın ortak vicdanını ve barışın vazgeçilmezliğini bir kez daha hatırladığımız, konuştuğumuz, tartıştığımız gündür.
Dünyada yaşanabilir bir ortam yaratmak, insanların doğayla, kendileriyle ve insanlarla barış içerisinde yaşamasını sağlayacak ortamların tesis edilmesi uygar ülkelerin, uygar insanların asli görevi olmak zorundadır.
Gerçek uygarlık, gerçek medeniyet;
Savaşların ve terörün olmadığı, insanların vatanlarını, yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kalmadığı, çocukların, bebeklerin açlıktan ölmediği, yetim kalmadığı, çiçeklerin solmadığı, kuşların özgürce uçtuğu bir dünyayı kurmak ve kurma mücadelesi içerisinde olmaktır.
Barış yalnızca cephelerde silahların susması değildir.
Barış; adaletin tesis edilmesidir. Halkın sofrasına ekmek, gencin geleceğine umut, yurttaşın hayatına özgürlük koyabilmektir.
Bugün barıştan söz edenler, eğer halkı yoksulluğa mahkûm ediyor, toplumu kutuplaştırıyor, adaleti yok sayıyorsa, bilinmelidir ki barış değil; baskı üretiyordur.
Gerçek barış, halkın iradesine saygı duyan, emeği değerli kılan, özgürlüğü güvence altına alan bir Türkiye ile mümkündür.
Bugün 1 Eylül’de, tüm yurttaşlarımızı umudu büyütmeye, ayrılıkları değil ortak değerleri öne çıkarmaya davet ediyoruz.
Çünkü biz biliyoruz ki, barış, insanlığın en büyük zaferidir.
Terör, savaş ve kutuplaşmaların insanlığa korkunç bedeller ödettiğini hatırlayıp, geleceğe barış ve kardeşlik tohumları atılması dileğiyle 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü yürekten kutluyorum. Saygılarımla.” Haber Merkezi
Dünyada yaşanabilir bir ortam yaratmak, insanların doğayla, kendileriyle ve insanlarla barış içerisinde yaşamasını sağlayacak ortamların tesis edilmesi uygar ülkelerin, uygar insanların asli görevi olmak zorundadır.
Gerçek uygarlık, gerçek medeniyet;
Savaşların ve terörün olmadığı, insanların vatanlarını, yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kalmadığı, çocukların, bebeklerin açlıktan ölmediği, yetim kalmadığı, çiçeklerin solmadığı, kuşların özgürce uçtuğu bir dünyayı kurmak ve kurma mücadelesi içerisinde olmaktır.
Barış yalnızca cephelerde silahların susması değildir.
Barış; adaletin tesis edilmesidir. Halkın sofrasına ekmek, gencin geleceğine umut, yurttaşın hayatına özgürlük koyabilmektir.
Bugün barıştan söz edenler, eğer halkı yoksulluğa mahkûm ediyor, toplumu kutuplaştırıyor, adaleti yok sayıyorsa, bilinmelidir ki barış değil; baskı üretiyordur.
Gerçek barış, halkın iradesine saygı duyan, emeği değerli kılan, özgürlüğü güvence altına alan bir Türkiye ile mümkündür.
Bugün 1 Eylül’de, tüm yurttaşlarımızı umudu büyütmeye, ayrılıkları değil ortak değerleri öne çıkarmaya davet ediyoruz.
Çünkü biz biliyoruz ki, barış, insanlığın en büyük zaferidir.
Terör, savaş ve kutuplaşmaların insanlığa korkunç bedeller ödettiğini hatırlayıp, geleceğe barış ve kardeşlik tohumları atılması dileğiyle 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü yürekten kutluyorum. Saygılarımla.” Haber Merkezi












