22 Eylül 1981 tarihinde İstanbul 1. Ordu Komutanlığı’na bağlı birliklerin Trakya’da gerçekleştirdiği Yıldırım-81 Tatbikatı, Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinin en büyük kazalarından birine sahne oldu. Kırklareli’nin Babaeski ilçesine bağlı Pancarköy mevkisinde öğle yemeği için içtimada olan askerlerin üzerine, tatbikata Balıkesir-Bandırma 6. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan katılan bir F-5 savaş uçağının düşmesi sonucu 1 subay ve 64 er olmak üzere toplam 65 asker şehit oldu.Cehennemi Bu Dünyada Gördüm
Olay anında Karargâh Bölük Komutanı olarak görev yapan emekli Binbaşı Rıfat Kılıç, facia anını şu sözlerle anlatmıştı: “Saat 13.30’du. Tam arkamızdaki tepeden bir jeti görmemiz ile alev topunun yükselmesi bir oldu. Pilotla birlikte 65 vatan evladı yanarak şehit düştü. Yanan askerler bağırarak sağa sola koşuşuyordu. Askerlerin bir kısmı hemen yanımızdaki dereye koşup atladı. Cehennemi bu dünyada görmüştüm.”Kılıç’ın aktardığına göre, askerlerin sırtları tepeye dönük olduğu için kimse uçağın dalışını göremedi. Olayın dehşetiyle psikolojisi bozulan Kılıç, binbaşı rütbesindeyken emekliye ayrılmak zorunda kaldı. O günden bu yana kazanın acısını yüreğinde taşıdığını belirten Kılıç, “Her gün o kıyamet günü aklıma geliyor. Birçok kere ‘keşke ben de ölseydim’ diye hayıflandım. Pancarköy faciası beni hayallerimden kopardı,” dedi.Sırlar ve Yeniden Verilen Şehitlik Hakkı
Uçağın düşüş nedeni, 1980 askeri darbesinin yarattığı sıkıyönetim atmosferi nedeniyle o dönemde tam olarak aydınlatılamadı. Basında ilk günlerde 35 olarak açıklanan şehit sayısı, daha sonraki kayıplarla birlikte 65’e ulaştı. Yıllar sonra şehit ailelerinin çabaları ve hayırseverlerin desteğiyle olayın meydana geldiği yere bir şehitlik anıtı yapıldı ve şehitlerin isimleri sembolik mezarlıklara yazıldı.aFurkan Onur Öztaş
Olay anında Karargâh Bölük Komutanı olarak görev yapan emekli Binbaşı Rıfat Kılıç, facia anını şu sözlerle anlatmıştı: “Saat 13.30’du. Tam arkamızdaki tepeden bir jeti görmemiz ile alev topunun yükselmesi bir oldu. Pilotla birlikte 65 vatan evladı yanarak şehit düştü. Yanan askerler bağırarak sağa sola koşuşuyordu. Askerlerin bir kısmı hemen yanımızdaki dereye koşup atladı. Cehennemi bu dünyada görmüştüm.”Kılıç’ın aktardığına göre, askerlerin sırtları tepeye dönük olduğu için kimse uçağın dalışını göremedi. Olayın dehşetiyle psikolojisi bozulan Kılıç, binbaşı rütbesindeyken emekliye ayrılmak zorunda kaldı. O günden bu yana kazanın acısını yüreğinde taşıdığını belirten Kılıç, “Her gün o kıyamet günü aklıma geliyor. Birçok kere ‘keşke ben de ölseydim’ diye hayıflandım. Pancarköy faciası beni hayallerimden kopardı,” dedi.Sırlar ve Yeniden Verilen Şehitlik Hakkı
Uçağın düşüş nedeni, 1980 askeri darbesinin yarattığı sıkıyönetim atmosferi nedeniyle o dönemde tam olarak aydınlatılamadı. Basında ilk günlerde 35 olarak açıklanan şehit sayısı, daha sonraki kayıplarla birlikte 65’e ulaştı. Yıllar sonra şehit ailelerinin çabaları ve hayırseverlerin desteğiyle olayın meydana geldiği yere bir şehitlik anıtı yapıldı ve şehitlerin isimleri sembolik mezarlıklara yazıldı.aFurkan Onur Öztaş













