Başkan Güdücüler, acıların başka olayları övmek gibi fırsatçılık yapılmasının yanlış olduğunu dile getirerek; "Filistin’e destek ve İsrail’in -şiddetle kınadığımız, lanetlediğimiz- soykırım boyutlarına varan Gazze saldırılarına, çocuklar dahil binlerce masum sivili katletmesine tepki gerekçesiyle düzenlenen bazı gösteriler, kimi provokatif eylem ve söylemler, çeşitli sosyal medya paylaşımları ve son olarak 1 Ocak 2024 tarihinde İstanbul’da yapılan mitingdeki -mitingin gerekçesi ve adı ile ilişkisi olmayan- şeriat ve hilafet çağrıları; Laik Cumhuriyete, Atatürk İlkelerine ve Devrim Yasalarına apaçık bir başkaldırıdır, bir isyan provasıdır. Bundan vahimi; bu gösteri ve çağrıların Anayasamızın ilk 4 maddesi ile 14. maddesini yok sayan, böylelikle Anayasal Düzeni yıkmayı hedefleyen bir darbe kalkışması niteliğinde olmasıdır" sözlerini ifade etti.
Başkan Güdücüler açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
"Dünyanın yeniden yapılandığı bu dönemde; geleceği planlamamız, kadın erkek milyonlarca yurttaşımızı bilimin baş döndürücü bir hızla ilerlediği, yapay zeka ve benzeri adımlarla şekillenecek yarınlara hazırlamamız, çocuklarımızı analitik düşünce ve bilimsel bilgi ile donatmamız gerekirken akıl ve çağ dışı saplantıların tutsağı gericilikle boğuşmak zorunda kalmak halkımızı derinden yaralamaktadır.
Ancak, son yıllarda körüklenen bu Karşı Devrim ihanetine karşı milletçe yılmadan, yorulmadan sürdürdüğümüz mücadelenin gün geçtikçe büyüdüğünü, güçlendiğini görüyoruz.
Şeriat, hilafet çığırtkanlığının karşısına dikilen gençlerimiz var. Atatürk’e saygısızlık yapan teğmenlere hadlerini bildiren Atatürkçü teğmenlerimiz var.
Öğrencilerimizi pedagojik formasyonu olmayan din görevlilerine teslim etme amaçlı ÇEDES adlı projeye geçit vermemek için direnen öğretmenlerimiz, velilerimiz, demokratik kitle örgütlerimiz var.
Hukuku araçsallaştıran, Hukukun Üstünlüğü ve Kuvvetler Ayrılığı ilkelerini umursamayan, demokrasinin olmazsa olmazı laikliği yok sayan siyasi girişimlere direnen hukukçularımız, bürokratlarımız, düşünürlerimiz, sanatçılarımız, aydınlarımız, yurttaşlarımız var.
Atatürk ilke ve devrimleri ile şekillenmiş kuruluş felsefesinin bugün de sorunlarımıza çare olacağına güvenen, O'nun akıl ve bilim yolunun yürünecek tek doğru yol olduğuna inanan, Kemalizm’in geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğü olduğunu bilen on binlerce üyesi ile Atatürkçü Düşünce Derneği, Laik Cumhuriyetimize, Üniter Ulus Devletimize ve Ulusal Birliğimize olanca gücüyle sahip çıkacak, büyük Atatürk, Kemalist Devrimciler ve Türk Ulusu’nun ölümsüz eseri ve kutsal emaneti Türkiye Cumhuriyeti’ni emperyalizm ve işbirlikçilerine yem etmeyecek, ilelebet payidar kılacaktır."
Haber Merkezi













