Türkiye Cumhuriyeti ise genç bir devlet olmasına rağmen, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma hedefi doğrultusunda devrim niteliğinde bir adım atmıştır. 5 Aralık 1934 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen yasa ile Anayasa'nın 10. ve 11. maddeleri değiştirilmiş, Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı resmen tanınmıştır. Türkiye, attığı bu tarihi adımla Fransa, İtalya ve İsviçre gibi birçok Avrupa ülkesinden yıllar önce kadınlara siyasi arenada tam yetki vererek dünyaya örnek teşkil etmiştir.
Bu hak, Türk kadınının sadece siyasi hayatta değil, toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesinin önünü açmıştır. Kadınların yönetimde söz sahibi olması, demokrasinin tam anlamıyla işlemesi adına atılmış en büyük adımlardan biridir.
"Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyıksın." diyerek kadının toplumdaki değerini en güzel şekilde ifade eden; bu vizyonla Türk kadınının siyasal ve toplumsal hayatta hak ettiği saygın yeri almasını sağlayan Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bir teşekkürü borç biliyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Yaren Kırkıl















